Elektronik Sözlük

ELEKTRONİK-ELEKTRİK TEKNİK TERİMLER-KISALTMALARAK

ELEKTRİK ELEKTRONİK SÖZLÜK

AMATÖR TELSİZCİLİK AĞIRLIKLI

ELEKTRONİK-ELEKTRİK KELİMELER-TERİMLER-KISALTMALAR

Bu bir TA3DP çalışmasıdır, kaynak gösterilerek kullanılabilir.

 

            1G: Birinci nesil kablosuz (Mobil İletişim Sistemi) telefon teknolojilerinin genel adıdır.

            2-PSK31/BPSK31 > Binary Phase Shift Keying, Bandwitdh 62.5 Hz.: İkili Faz Kaydırma Anahtarlama, Band genişliği 62.5 Hz.

            2-PSK63/BPSK63 > Binary Phase Shift Keying, Bandwitdh 125 Hz.: İkili Faz Kaydırma Anahtarlama, Band genişliği 125 Hz.

2G: İkinci nesil kablosuz (Mobil İletişim Sistemi) telefon teknolojilerinin genel adıdır.

3G: Üçüncü nesil kablosuz (Mobil İletişim Sistemi) telefon teknolojilerinin genel adıdır.

4-PSK > Quadrature/Quartenary Phase Shift Keying: Dörtlü Faz Kaydırma Anahtarlama

4-PSK31/QPSK31 > Quadrature/Quartenary Phase Shift Keying, Bandwidth 62.5 Hz.: Dörtlü Faz Kaydırma Anahtarlama, band genişliği 62.5 Hz.

4-PSK63/QPSK63 > Quadrature/Quartenary Phase Shift Keying, Bandwidth 125 Hz.: Dörtlü Faz Kaydırma Anahtarlama, band genişliği 125 Hz.

4G: Hızlı ses ve veri iletimi için IP çözümlerini ön planda tutan dördüncü nesil bağlantı ve telefon teknolojisidir.

            4.5G: Daha hızlı ses ve yüksek veri mobil internet hızı, daha fazla veri kapasitesi ve düşük gecikme süresi sunan dördüncü nesil bağlantı ve telefon teknolojisidir.

            5G: Beşinci nesil kablosuz ağların ses ve veri hızını ve yanıt verebilirliğini 20 Gb/sn,  gerçek zamanlı geri bildirim gerektiren kullanımlar için 1 ms artırmak için tasarlanmış en son hücresel teknoloji yenilenmesidir.

8PSK125 > Eight Phase Shift Keying, Bandwidth 125 Hertz: Sekiz Faz Kaydırmalı Anahtarlama, Bandgenişliği 125 Hertz.

            8PSK250 > Eight Phase Shift Keying, Bandwidth 250 Hertz: Sekiz Faz Kaydırmalı Anahtarlama, Bandgenişliği 250 Hertz.

            8PSK500: Eight Phase Shift Keying, Bandwidth 500 Hertz: Sekiz Faz Kaydırmalı Anahtarlama, Bandgenişliği 500 Hertz.

            8PSK1000: Eight Phase Shift Keying, Bandwidth 1 kHz: Sekiz Faz Kaydırmalı Anahtarlama, Bandgenişliği 1 kHz.

 

A

AC > Alternative Current (altırnediv kurınt): Alternatif akım.

Active Antenna (Aktif Anteni): Fiziki olarak küçük boyda ancak içindeki RF kuvvetlendirici sayesinde yüksek alış hassasiyetli olan alıcı anten.

Active Filter (Aktif Filter): Filitre  görevini, içindeki elektronik devre ile gerçekleştiren süzgeç.

A/D > Analog/Dijital (enilog dicıdıl): Analog / Sayısal

ADA > Audio Distribution Amplifier: Ses dağıtım kuvvetlendiricisi.

ADC > Analog to Digital Converter: Analog’tan Sayısal’a Dönüştürücü

ADSL > Asymmetric Digital Subscriber Line (Eysimetrik Dicıtıl Sabskraybır Layn)) : Simetrik (eşdeğerli) olmayan dijital abone hattı.

Aerial (eirıl) : Havai, havaya ilişkin, anten, verici/telsiz anteni.

AFC > Automatic Frequency Control: Otomatik frekans kontrolu. Alıcıyı seçilen frekansa kenetleyen ve istasyonun zamanla kaymasını önleyen kontrol sistemi ve devresi.

AFT > Automatic Fine Tuning: Otomatik ince ayar.

AFS > Automatic Frequency Checking & Switchin: Otomatik Frekans Kontrolü ve Anahtarlama

AGC > Automatic Gain Control: Otomatik Kazanç Kontrolü/Ayarı.

ALC > Automatic Level Kontrol: Otomatik seviye kontrolu.

ALE > Automatic Link Establishment (ademadik link establışment): Otomatik Bağlantı Kurma. ALE ABD ordusu tarafından geliştirilen ve çoğunlukla telsizler arasında otomatik bir sinyalizasyon sistemi olarak kullanılan bir protokoldür.

Alıcı Anten: Bulunduğu ortamda yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bunları iletişim hattı (transmisyon line) içerisine aktaran alet veya aparata denir.

Alıcı-Verici: Transceiver (Trensivır): Telsiz. Elektromanyetik dalgaları alarak bu dalgalara yüklenmiş olan ses, görüntü, resim vb. hoperlör, ekran vb. olarak veren ve tersini yapan alıcı verici cihaza denir.

Alıcı: Receiver (risıvır): Elektromanyetik dalgaları alarak bu dalgalara yüklenmiş olan bilgiyi (ses, görüntü, resim vb.) ilk haliyle (hoperlör, ekran vb.den) veren elektronik cihaza denir.

AM > Amplitude Modulation (emlituyd macıleyşın): Genlik modülasyonu.

Amatör: Amateur (fr: emitö)(ing: emıçur) : (T.D.K. sıfat Fransızca amateur) Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan (kimse), özengen, özenci, profesyonel karşıtı.

(TA3DP) Bir işi, uğraşı maddi çıkar karşılığı olarak değil, kendi isteği, zevki, bilgi ve beceri yayma amacıyla üst düzey bilgi edinimiyle (hâttâ akademik bilgiyle) yapan kimseye amatör denir.

Amplifier (emlifayır): Kuvvetlendirici. Genel olarak bir sinyalin (Ses, müzik, görüntü, RF vb.) güçlendirilmesi için kullanılan elektronik cihaz.

AMS > Automatic Music Sensor (adumedik müzik sersör): Otomatik müzik algılayıcı.

Ampère (amper) : (T.D.K. isim, fizik Fransızca) Elektrik akımında şiddet birimi.

Amplitude (empaytud) : Genlik, genişlik. Bir dalganın orta çizgisi ile tepe noktası veya dip noktası arasındaki açıklık.

Amplitude Modulation (emlaytud modyuleyşın) < AM: Genlik modülasyonu.

AMTOR > Amateur Teleprinting Over Radio (emıçur teleprinting ovır reydiyo): Radyo Üzerinden Amatör Teleprinting.

Anisotropic (anizotropik) (seslisözlük) : 1. Anizotropik. 2. Anizotrop, esyönsüz.

 (TA3DP) İzotropik veya eşyönlü olmayan. Örneğin anizatropik ışıma, şiddesi her yönde aynı olmayan ışımadır.

Anizotropi: (sourtimes) Farklı yönlerde farklı özelliklere sahip olma durumudur.

Anten: (T.D.K. isim Fransızca antenne) Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz.

(T.K. ECM Yönt.) Bir sistemden aldığı sinyali, ortama elektromanyetik dalga şeklinde yayan ve ortamdaki elektromanyetik dalgaları alıp; sisteme aktarmaya yarayan elemanı ifade eder.

(TA3DP) Atmosferde ya da boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak iletişim hatları (transmission line) içerisinde yayılmasını, iletişim hatlarıından gelen elektromanyetik dalgaların atmosfere ya da boşluğa yayılmasını sağlayan alet veya aparata denir.

Antenna-Antenne-Antennen- (entena): Anten, duyarga.

Antenna Efficiency (entena affeşinsy): Anten verimi, anten verimliliği. Gelen elektromanyetik enerjinin anten tarafından toplanan kısmının yüzde olarak miktarı.

Antenna Illuminator (Entena ilıminidır) : Anten aydınlatıcısı. Elektromagnetik enerjiyi yansıtıcı anten çanağına gönderen veya toplayan eleman. (Feedhorn)

Antenne (Alm.,İt.Antene): Anten, duyarga.

Anten yükselteci: (T.D.K. isim) Anten ile alıcı arasında yer alarak elektromanyetik dalgaların genliğini yükselten araç.

Aperture (Âpıçır): Apertür. Anten açıklığı. Parabolik antenin elektromagnetik enerjiyi toplayan kısmı.

APRS > Automatic Packet Reporting System: Otomatik Paket Raporlama Sistemi

APSK > Amplitude and Phase Shift Keying: Genlik ve Faz Kaydırma Anahtarlama

Around (Eraund): 1. (z). Edat etrafına, etrafında, yakında, civarda; edat etrafına, etrafında, dört bir yanına, dört bir yanında; şuraya buraya; şurada burada. get around ayakta ve sihhatte olmak; atlatmak; yayılmak, get around to fırsat bulmak, (fig). eli değm.

2. çevrede. ortalıkta. aşağı yukarı. yaklaşık. arkaya. geriye. yakınlarda. civarda. buralarda. ötede beride. öteye beriye. her yanına. çevresine.

3. etrafına. etrafında. yakında. civarında. çevrede. çevreye. etraf ında. sularında.

Kullanılışı; 25 ... 100 ohm arasındaki serbest nokta gücündeki Simetrik antenler, serbest nokta çevresinde bulunan en azından altıda bir lambda kesintisiz  serbest boşluklarla en düşün operasyonal frekans içindir.

ARQ > Automatic Repeat ReQuest: Otomatik Tekrar İsteği, Otomatik yenileme isteği.

Aspect Ratio (âspek reyşiyo): Televizyon ekranının eninin boyuna oranı. Bu oran normal TV sisteminde (4/3 = 1.333) yüksek çözünürlüğü olan (High Definition) TV sistemlerinde ise (16/9 = 1.777) dır.

ATSC > Advanced Television Systems Committee: Gelişmiş Televizyon Sistemleri Komitesi

Attenuator (etenuedır): Zayıflatıcı. Sinyali zayıflatan pasif eleman.

Audio Subcarrier (adiyo sabkeriyır): Ses Alt Taşıyıcısı. Birleşik TV işareti içinde sesin modüle edildiği taşıyıcı TV yayınlarında bu taşıyıcı frekansı 4.5, 5, 5.5 ve 6 MHz'dir.(Kullanılan Sisteme bağlı olarak değişir.) Uydu yayınlarında ise bu taşıyıcı 5 ila 9 MHz arasındadır.

Automatic Link Establishment (ademadik link establışment) > ALE: Otomatik Bağlantı Kurma. ALE ABD ordusu tarafından geliştirilen ve çoğunlukla telsizler arasında otomatik bir sinya-lizasyon sistemi olarak kullanılan bir protokoldür.

 

B

Balance (belıns) : Denge, muvazene, düzen.

Balanced (belınsıd) : Dengeli (muvazeneli), düzenli, birbirine uyan (mütevazin).

Ball Grid Array (bal grid errey) > BGA: Bilyalı Izgara Dizi Paketleme (Entegre kılıfı)

Ball Grid Array Packaging (bal grid errey pâkecin) > BGAP: Bilyalı Izgara Dizisi Paketleme (Entegre kılıfı)

BALUN (belın) [(Balanced to Unbalanced (Belınsıd tu anbelınsıd)] : Omaj ve frekans aktarıcı ve dengeleyici. Cihazdan gönderme yapıldığında dengesiz sinyali (dış iletken topraklandığı için sinyal akımı içerden akar) dengeliye dönüştürüp antene aktaran, dinlemede ise antendeki dengeli sinyali (anten uzerinde ters yönlerde akan akımlar) dengesize dönüştüren aynı zamanda empedans uyumunu sağlayan aparata denir.

Band (bend): Belli bir frekans aralığı.

Bandpass Filter (bendpas filtır): Band Geçiren Süzgeç. Sadece belli bir frekans bölgesini geçiren, onun altında ve üstündeki frekansları zayıflatan süzgeç devresi.

Bandwidth (bendvidt): Band Genişliği. Kullanılan sistem veya cihazın çalıştığı frekans bölgesinin genişliği (Örneğin UHF Sisteminde iki kanal arasında 8 MHz'lik bir genişlik söz konusudur.)

dB > decibel (desibel): Akustik dalgaların ve elektronik sinyallerin seviyesini veya kazancını belirtmek için kullanılan bir logaritmik birimdir.

DB > database (detabeyz): Bilgisayar ortamında veri tabanı. Satırlar, sütunlar ve tablolar halinde erişilebilecek, yönetilebilecek ve güncellenebilecek şekilde düzenlenmiş bir bilgi topluluğu.

dBm > decibel-milliwatt (desibel milivat): desibel-milliwatt, desibel (dB) cinsinden, 1 miliwatt (mW) olarak gösterilen bir elektrik güç ünitesidir.

BBS > Bulletin Board System: Mesaj Panosu Sistemi

Beamwidth (bimvidt): Hüzme Genişliği. Bir antenin görüş açısı. Yayın veya alış gücünün yarıya veya -3 dB düştüğü noktalar arasındaki açı.

BGA > Ball Grid Array (bal grid errey): Bilyalı Izgara Dizi Paketleme (Entegre kılıfı)

BGAP > Ball Grid Array Packaging (bal grid errey pâkecin): Bilyalı Izgara Dizisi Paketleme (Entegre kılıfı).

BNC (Bayonet Neill–Concelman) Connector: BNC Konnektör. 90 derece çevrilerek çekilmek suretiyle çıkarılıp takılan ve 1GHz'e kadar yüksek frekanslarda kullanılabilen, daha çok video bağlantıları için kullanılan bağlantı elemanı.

Bobbin (bobin): İçinden elektrik akımı geçebilen yalıtılmış tel ile bu telin, makara tiresi gibi sarılı bulunduğu silindirden (nüve’den) oluşan elektronik bileşen veya aparat.

Booster (buıstır): Güçlendirici, yükseltici. TV sinyallerini güçlendirerek görüntünün ve sesin daha kaliteli alınabilmesini sağlayan cihaz.

BPSK > Binary Phase Shift Keying: İkili Faz Kaydırma Anahtarlama.

BPSK31/2-PSK31 > Binary Phase Shift Keying, Bandwitdh 62.5 Hz.: İkili Faz Kaydırma Anahtarlama, Band genişliği 62.5 Hz.

            BPSK63/2-PSK63 > Binary Phase Shift Keying, Bandwitdh 125 Hz.: İkili Faz Kaydırma Anahtarlama, Band genişliği 125 Hz.

Bright (brayt): Parlak.

Brightness Adjustment (braytnıs ecastmınt): Parlaklık ayarı.

Broadband: (brodband) Geniş band, geniş frekans bandı.

Broadband Folded Dipole Antenna: (bordand fouldet daypıl anteni) Geniş frekanslarda (bandlarda) çalışan, yük direnciyle çalışan katlanmış dipol anten.

Built-in mic (mayk): Kapalı yer mikrofonu.

 

C

Cable TV (keybl TV): Kablolu TV yayın sistemi. Belli sayıdaki TV yayınının bir merkezde toplandıktan sonra kablolar vasıtasıyla izleyicilere ulaştıran sistem.

CAI > Common Air Interface: Ortak Hava Arayüzü

CAI > Computer-Assisted Instruction: Bilgisayar destekli öğretim.

Camcorder (kemkordır): Kayıt özelliği olan kamera.

Capacitive (kapâsitiv) : (s.s.) Kapasitans, sığal, kapasitif.

Capacitor (kapâsidır): (Sorurtimes) Kondansatör. Sinyal filtreleri yapmakta da kullanılabilinen, t=sonsuz da dc wire (kısa devre), t=0 da open circuit (açık devre) gibi davranan eleman, indüktör'ün dual’idir.

Carrier (kerriyır): Taşıyıcı.

CATV > Community Antenna TV System: Ortak anten sistemi. Ortak bir santral yardımı ile birden fazla yere TV işaretlerini dağıtan sistem.

C-Band: 3.7-4.5 GHz arasını kapsayan uydu yayın frekans bölgesi.

CCD > Charged Coupled Device (çarcd kapıld dıvays): Şarjlı Bağlantılı Cihaz. Elektrik yüklerinin bir hücreden diğerine aktarılması suretiyle çalışan eleman. Kameralarda görüntü elde etme ve saklamada kullanılır.

CCVS > Color Composite Video Signal: Renkli, birleşik video sinyali.

CCU > Camera Control Unit: Kamera kontrol ünitesi. Stüdyo kameralarının renk, parlaklık vb. ayarlarını yapmaya yarayan cihaz.

C/N > Carrier-to-Noise Ratio: Taşıyıcı gücünün gürültü gücüne oranı.

Chrominance (krominits): Renklilik, renk bilgisi. Resimdeki rengin türü ve doyma miktarını gösteren işaret

Circular Polarisation (sirkulır polerizeyşın): Dairesel Polarizasyon.

Circumference (sürkamfrents): Daire çevresi, çevre, çember. çember uzunluğu.

Clark Belt (klark belt) : Klark Kuşağı. Uyduların bulunduğu yerdeki hayali kuşak. Kuşak adını, haberleşme uyduları ile ilgili ilk bilim kurgu hikayesini yazan Arthur C. Clark'tan alır.

Coaxial (koaksiyıl) : Ortak eksenli.

Coaxial : (ing.) (sourtimes) İçiçe iki cismin aynı merkezi paylaşması un-balanced elektrik sinyali taşıyan kabloların bir çeşidi. kablo tv, çanak anten LNB-Receiver arası gibi aplikasyonlarda kullanılır.

Coaxial Cable (koaksiyıl keybl): Koaksiyel veya eş eksenli kablo. Bir iç iletkenle onu çepeçevre saran ekrandan oluşan kablo.

COFDM > Coded Orthogonal Frequency Division Multiplexing: Ortogonal/Dikey Kodlanmış Frekans Bölmeli Çoklama

Colinear (koliniır) : (S.S.) Eş doğrusal.

Collinear (koliniır) : (S.S.) Aynı doğru çizgi üstünde olan. Doğrudaş, ayni doğru üzerindeki. Aynı doğrultuda olan.

Color Burst (kalır burst): Renk paketi. TV işaretinde renklerin elde edilmesi için gerekli olan renk taşıyıcısını üretmek üzere gönderilen 8-11 periyotluk renk taşıyıcısı. Bu taşıyıcı PAL sistemde 4.43 MHz, NTSC sisteminde 3.58 MHz civarındadır.

Combiner (kumbaynır): Birleştirici. İki veya daha fazla işareti birleştirmek için kullanılan cihaz.

Composite Video Signal (kompâzıt vidiyo signal): Parlaklık, renk ve senkronlama işaretlerinin hepsini bulunduran resim işareti.

Connector (keniktır): Konnektör, kablo bağlantı elemanı.

Contrast (kantrast): Bir resimde en beyaz yer ile en siyah yer arasındaki ışık şiddeti oranı.

Cross Modulation (kras macıleyşın): Çapraz Modulasyon. Aynı ortamda iletilen iki işaretin birbirini modüle ederek istenmeyen yeni karışma işaretlerinin meydana gelmesi.

            Cycle (saykl)= Hertz (Herz) :  [T.D.K. isim, fizik(Fizikçi Heinrich Hertz özel adından)] Saniyede bir titreşim yapan devirli bir olayın frekansına eşit frekans birimi.

(Seslisözlük) 1. Devir, dönüş, dönme; bisiklet/çevrim, motosiklet, bisiklet sür, bisiklet; devre, dönem; divan; bisiklet sürmek, dönüş, devir, bisiklet, motosiklet; bir devreden geçmek; devir devir vaki olmak; bir devir yapmak; bisiklete binmek. 2. Devir. tur. dönüş. bisiklet. motosiklet. bisiklet sürmek. 3. Bisiklete bin dönüşüm, döngü, siklus.

 

D

            D2-MAC: Resmi analog, sesi ve senkronizasyonu dijital olarak gönderen yayın sistemi.

DAB > Digital Audio Broadcast: Dijital/sayısal ses/müzik yayını.

dB > Decibel (desibel): Sinyal gücünün miktarına denir.

dBi > deciBel isotropic (desibel ayzotropik) (TA3DP) Sinyal şiddesi her yöne anyı olan ışıma. Dikey antenlere antene paralel 360 derece aynı ışımanın yapılmasıdır.

dBd > deciBel dipol (desibel daypıl): Sinyal şiddetinin iki eşit kutup istikametinde (huzmesinde) yatay veya dikey ışımasıdır.

DBS > Direct Brodcast Satallite (dayrek brodkest sadılay): Doğrudan yayın uydusu. 11-13 GHz arasında yayın yapan TV uydusu.

DC > Direct Current (dayrekt kurınt): Doğru Akım.

Dalga Boyu: Bir alternatif akımda alternansın bütün değerlerinden (+ ve – yönde) geçerken  kat ettiği yola dalga boyu denir. Birimi Lamda’dır.

Decibel (desibel) < dB: Seviye güç birimi. İki işaretin gerilimleri veya güçlerinin oranının logaritma olarak ifadesi. Bu oran güçler için 10log (P1/P2), gerilimler için 20log (V1/V2) olarak hesaplanır. Referans olarak sırasıyla, watt, miliwatt veya µV alınması durumunda oran birim dBW, dBm veya dBµV alınır.

Decoder (dikodır): Dekoder. Kod çözücü. Kodlanmış bir işaretin kodunu çözerek esas işareti tekrar ortaya çıkaran devre.

De-Emphasis (de emfisıs): Dengeleme. Gürültüyü azaltmak için yüksek frekanslı bileşenleri arttırılmış işaretleri eski haline getirme işlemi.

Delta loop antenna (delta lup entena) : Üçgen döngü anteni. Üçgen kapalı devre anten.

DeModulation (DiModüleyşın-DeModülasyon): (Sourtimes) Modülasyon işleminin tersi, yani taşıyıcı sinyal ile bilgi sinyalinin birbirinden ayrılması. Modüle edilmiş sinyalin geri elde edilmesi. Bu iş için kullanılan elektronik sisteme demodülatör denir.

DeModulator (Demoduleytır-Demodülatör): Modüle edilmiş sinyaldeki bilgiyi taşıyıcıdan ayıran elektronik devre.

Digital-to-Analog Converter (dicıtıl tu enelag kinvırdır): Sayısal/Analog Dönüştürücü. Sayısal bir işareti sürekli analog bir işarete dönüştüren devre veya sistem.

Dipol/Dipole (deypal): Dipol. İki kutuplu. Çift kutuplu.

Dipole Antenna (daypol entena): İki kutuplu anten. İki eşit (simetrik) koldan oluşan anten.

Direct Current (dayrek kurınt): Doğru Akım.

Directional (direkşınıl): Yönlü. Tek yönlü, yöneltilmiş. Yöne ait, yönsel.

Dish (diş): Çanak. Parabolik uydu anteni için kullanılan terim.

Distortion (distorşın): Bozukluk, bozulma, gürültü, çarpıklık, çarpıtma.

Distribution (distribişın) : Dağıtma. Herhangi bir sinyali birden fazla yerde kullanma gereği duyulduğu zaman kullanılır.

DIY > Do-It-Yourself (du ıt yursalf): Kendiniz yapın, kendin yap.

DMR > Digital Mobile Radio (Motorola MOTOTRBO): Sayısal Taşınır Telsiz

DRM > Digital Radio Mondiale: Sayısay Dünya Radyosu

DMR446 > Digital Mobile Radio (dicitıl mobıl rediyo): 446 MHz Sayısal Seyyar Telsiz

DNR > Digital Noise Reduction (dicidıl noiz redakşın): Dijital Gürültü Bastırma Sistemi.

Downconverter (davnkunvırdır): Alt çevirici, alçak frekansa dönüştüren frekans değiştirici.

Downlink (davnlink): Uydudan yere yapılan yayın.

Double Side Band (dabl sayd bend) < DSB: Çift yan band

dPMR > digital Private Mobile Radio (dicidıl prayvıd mobil rediyo): 446 MHz sayısal Kişisel Seyyar Radyo

DPSK > Differential Phase Shift Keying (difirıncıl feys şift kiyng): Diferansiyel Faz Kaydırma Anahtarında

Drift (dreft): Frekans kayması. Osilatör frekanslarında meydana gelen karasızlık.

DRC > Data Rate Change (deda rey çenç): Değişken Veri Hızı

DRM > Digital Radio Mondiale (dicitıl reydiyo mundiyal): Sayısal Dünya Radyosu

DSB > Double Side Band (dabl sayd bend): Çift yan band

DTV > Digital television (dicidıl talıvijin): Sayısal televisyon

Dual Feedhorn (duyl fidhorn): Çift Feedhorn. Hem yatay hem düşey polarizasyonlu işaretleri almak üzere kombine edilmiş besleme elemanı.

DVB > Digital Video Broadcasting (dicidıl vidiyo bradkesting): Dijital video yayını, sayısal görüntü yayını.

 

E

Earth: Yer. Dünya.

Earth Station: Yer İstasyonu. Uydu yayınlarını almakta kullanılan istasyonlar.

EBU > The European Broadcasting Union: Avrupa Televizyon ve Radyo Yayın Birliği

EDGE: Enhanced Data GSM Environment / Geliştirilmiş Veri GSM Ortamı

EIRP > Effective Isotropic Radiated Power: Etkin Yayın Gücü. Bir antenin yönlendirilmiş olduğu doğrultuda yaydığı etkin güç. Bu güç verici gücü ile anten kazancının çarpımına eşittir.

Elevation : Elevasyon. Yükseltme açısı. Bir uydunun bulunduğu doğrultunun yere paralel bir düzlemle yaptığı açı.

Elektromanyetik dalga: (Vikipedi, özgür ansiklopedi) Uzayda ya da maddesel bir ortamda yayılan elektrik alanı ve manyetik alan dalgalarının ortak adıdır. Kozmik, gama, x, morötesi, görünür bölge, kırmızı altı, mikrodalga, TV, radyo dalgaları elektromanyetik dalgalardır.

(TA3DP) Enerji kaynaklı bir işlem sonucu  yüzey veya ortamdaki salınım, kıvrım.

émission (Emisyon) : Emisyon, sürüm, çıkarma. (Sourtimes) fizikteki uyarilmis atomlarin emisyonundan bahsediyorsak iki cesit emisyon vardir:

1- Kendiliginden emisyon: iki orbital arasi enerji farki (e2-e1)na sahip fotonların atomu uyarmasiyla bir grup elektron bir ust orbitale sicrar ve gerisingeri ilk durumlarina geri donerler. bu sirada bir isima gerceklesir. fotonlar p=na^2 lik bir isik basinci yapar.

2- Uyarilmis emisyon: yine ayni enerji miktari ile bir miktar elektron bir ust orbitale cikar, ama bu sefer ust orbitalde onceden uyarilmis elektronlar bulunur. butun bi elektronlarin tekrar ilk enerji seviyelerine dınmesi ile kendiliginden emisyona gore cok daha kuvvetli bir isima gerceklesir. zaten isik basinci da foton sayisinin karesi ile dogru orantili hale gelir. p=n^2a^2 ile isik basinci hesaplanabilir.

Uyarilmis emisyonun en guzel ornegi laserdir. Biraz beyaz isik, bir miktar gaz, yari gecirgen ve opak aynalarla itina ile "i love you" yazisi yansitabilirsiniz daglara taslara ve hatta arkadaslarinizin gozune tutup eki eki diye gulebilirsiniz bile.

ENG : (Electronic News Gathering) Elektronik haber toplama yöntemi. (Kameralarla)
Equilization : Ekolayzır. Dengeleme.

EWF: Emergency Warning Feature / Acil Durum/Uyarı Özelliği

ETSI: Europen Telecommunications Standart Institute / Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü.

 

F

            FCC > US Federal Communications Commission: US Federal İletişim Komisyonu

F/D Ratio : F/D Oranı. Bir parabolik antenin odak uzaklığının çapına oranı. Antenin derinliğini gösteren bir ölçü.

FDM > Frequency-division multiplexing: Frekans bölmeli çoklama

FDMA > Frequency Division Multiple Access: Frekans Bölmeli Çoklu Erişim

FEC > Forward Error Correction: Gönderim Yönünde Hata Düzeltime, İleri Hata Düzeltme.

Falt (Alm.:Falt) : Katlı, katlanmış, kıvrık, kıvrılmış.

Falt Dipole (Alm.:Falt Daypıl) : Katlanmış iki kutuplu anten.

Falte : (ing. felt) (s.c.) Kıvrım, büküm.

Falten (Alm.:Faltın) : Katlamak, kıvırmak.

Feedhorn : Çanak antenden yansıyan elektromanyetik dalgaları toplayan parça.

Farad (farad) : (T.D.K.) [isim, fizik(İngiliz fizikçi Faraday özel adından)] Elektrik sığa birimi.

Field : Alan. TV ekranındaki, 625 satırdan oluşan tam bir resmin 312.5 satırlık yarısı. İki tane alan üst üste geçtiğinde tam bir resim çerçevesi (frame) meydana getirir.

Filter : Filtre. Süzgeç.

FLDIGI/Fldigi: Fast Light Digital modem application/ Hızlı Işık Dijital modem uygulaması

Focal Length : Odak Uzaklığı. Parabolün yüzeyinden Feedhorn'un yerleştirildiği odak noktası arasındaki uzaklık.

Fold (ing. fauld) : Kıvrım, kıvırmak, büküm, büklüm, kat, katlanmak. Kıvrıntı, büküntü.

Folded (ing. fouldıt) : Katlanmış, katlı, kıvrık, kıvrılmış, kıvrılma.

Folded Dipole (Fouldıt daypıl) : Katlanmış iki kutuplu anten.

Footprint : Ayakizi. Kapsama alanı. Bir uydunun verici anteninin aydınlattığı (yeterli güçte yaın yaptığı) yeryüzü alanı.

Foton : (Vikipedi, özgür ansiklopedi) Elektromanyetik dalganın toplam enerjisini oluşturan enerji paketçiklerinden her biri için kullanılan isimdir.

(Seslisözlük) Foton, ışık enerji birimi, i, foton.

Frame : Çerçeve. 652 satırdan oluşan tam bir TV resmi.

Frekans : Saniyedeki titreşim sayısına frekans denir.

(Sourtimes) Bir olayın bir saniye içinde kaç kere gerçekleştiğini ifade eden birim.

Frequency (Frikvensi) : Periyodik bir işaretin bir saniyedeki tekrarlanma sayısı, frekans. Birimi Hertz (Hz) dir.

 

G

Gain (Geyn) : Kazanç. Bir kuvvetlendiricinin çıkış gücü veya geriliminin giriş gücü veya gerilimine oranı. Bu oran genellikle dB cinsinden veya oran olarak ifade edilir.

GPRS: General Packet Radio Service / Genel Paket Radyo Servisi

GSM: Global System for Mobile communications / Mobil iletişim için küresel sistem

G/T : (Gain to Noise Temperature Ratio) Kazanç/Gürültü Sıcaklık Oranı. Bir anten ve ön kuvvetlendiricinin toplam faydalı kuvvetlendirme faktörü. G/T ne kadar yüksekse alış o kadar iyi olacaktır.

 

H

HDTV : (High Definition TV) Yüksek çözünürlüklü TV.

HPA : ( High Power Amplifier ) Yüksek güç kuvvetlendirici.

Hertz (Herz) = Cycle (Saykl) : [T.D.K. isim, fizik(Fizikçi Heinrich Hertz özel adından)] Saniyede bir titreşim yapan devirli bir olayın frekansına eşit frekans birimi.

(Seslisözlük) 1. Saniyede bir titreşim yapan devirli bir olayın frekansına eşit frekans birimi. 2. Radyo dalgaları, hertz, hertzian waves elektromanyetik dalgalar, hertz, elektromanyetik dalga frekans birimi. 3. hertz.

 

I

IDAS > Icom Digital Advanced System: Icom'un NXDN protokolü uygulaması cihaz markası.

IF > Intermediate Frequency: Ara Frekans. Alıcılarda antenden gelen işaretin frekansının düşürüldüğü ara değer.

IIRC > International Integrated Reporting Council (the IIRC): Uluslararası Birleşik Raporlama Konseyi

IMD: Intermodulation Distortion / Arakiplenim Bozulması

ITU: International Telecominication Union / Uluslararası Telekominikasyon Birliği.

Impedance (Empedans) : Bir devrenin veya elemanın değişken elektrik akımına karşı gösterdiği karmaşık direnç, empedans. Özdirenç. Empedans. bir elektrik devresinde vb dalgalı akıma olan direnç. bir elektrik devresinde vb dalgalı akıma olan direncin ölçüsü.

Inclination : İnklinasyon. Bir uydunun yörünge düzleminin ekvator düzlemiyle yaptığı açı.
Inclinometre : İnklinometre. Uydunun yükselme açısını ölçen alet.

Inductance (Endüktans) : İdüktans.

            Inductive : (Sortimes) Tümevarımsal, tümevarım.

Inductive reactance ( Endüktif reaktans ) : İndüktörlerin (bobin) alternatif akım altında gösterdikleri direnç. İndüktif reaktans ohm eya ölçülür ve sembolü XL şeklindedir. Hesap formülü : XL = 2 X Pi X fr X L

 Inductor (Bobin) : (sourtimes) 1-) İcinden gecen akim degistikce iki ucu arasinda potansiyel fark olusan devre elemani. bir cesit akim kaynagi.

2-) Sinyal filtreleri yapmaktada kullanılabilinen, t=0 da dc wire (kısa devre), t=sonsuz da open circuit (açık devre) gibi davranan eleman, kapasitör’ün dual’idir.

Integrated: Birleşik, bütünleşik. İki ayrı cihazın birleşik tek cihaz haline getirilmiş hali.

Interrupt (İnterapt) : 1. (f.) kesmek, aralık açmak, ara vermek, fasıla vermek; intizamını bozmak, arasını kesmek; birinin sözünü kesmek, birinin işine mâni olmak. interrupted (s.) kesilmiş. interruptedly (z.) aralıklarla, fasılalarla. interruptive (s.) arayı kesici. interr.

2. sözünü kesmek. akışını durdurmak. düzenini bozmak. kesmek. yarıda kesmek.

3. kesme.

Ion (iyon) : (T.D.K.) Bir veya daha çok elektron kazanmış veya yitirmiş bir atom veya bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacık, yükün.

IRD: Integrated Receiver Decoder / Birleşik Alıcı Kod Çözücü

ISDB > Integrated Services Digital Broadcasting: Sayısal Birleşik Hizmetler Yayıncılığı

Isotropic (ayzıtrapik): İzotropik, izotrop, eşyönlü. Zıttı “anisotropic / anizotropik”.

(sourtimes) Türkçesi "eşyönlü" olan kelime. Doğrultudan ya da yönden bağımsız. Örnegin izotropik ışıma, siddeti her yönde ayni olan ışımadır.

Işık: Düz dalgalar halinde yayılan elektromanyetik dalgalara verilen addır.

Işık Hızı: Işığın ve tüm diğer elektromanyetik dalgaların boşluktaki hızı 299.792.458 metre/saniyedir. (Pratikte, saniyede 300.000 Km olarak kullanılır.)

           

J

JPEG : ( Joint Photographic Experts Group ) Baskı ve TV tekniğinde kullanılan sıkıştırılmalı profesyonel grafik formatı.

            Jul : (Seslisözlük) Bir cisim üzerine uygulanan bir nevtonluk kuvvetin uygulama noktasını, kendi doğrultusunda bir metre değiştiren iş birimi.

            Joule (jul) : (TDK isim, fizik Fransızca) Bir cisim üzerine uygulanan bir nevtonluk kuvvetin uygulama noktasını, kendi doğrultusunda 1 m değiştiren iş birimi.

 

K

Kapasitif reaktans : (Sourtimes) Bir alternatif akım devresinde kapasitörlerin gösterdiği zahiri direnç. Direnç'le karışmaması için genellikle zc ile temsil edilir.

formülü: r = 1 / (2*pi*f*c)  r: kapasitif reaktans.  pi: 3.141592653589793...  f: alternatif akımın frekansı. şehir cereyanı için 50 hz.  c: kapasitörün sığası.

Ku-Band : Ku Bandı. 11-13 GHz frekans bölgesini kullanan uydu yayın bandı.

 

L

            LCF : ( Low Compressor Filter ) Bas komprasör filtresi.

            Lattitude : Enlem. Yeryüzündeki bir noktanın ekvatordan itibaren ölçülen kuzey/güney açısı.
            Line Amplifier : Hat Kuvvetlendiricisi

Linear (Lıniyir): Doğrusal, çizgisel.

            LMDS: Local Multi channel Distribution System / Yerel mikrodalga çoklu dağıtım sistemi. 27.5 - 29.5 Ghz'de kullanılan yüzlerce TV yayını yapılabilmesini sağlayan sistem.

            LMR Band > Land Mobile Radio Band (lend mobıl rediyo bend): Kara Mobil Radyo Bandı

            LNA: Low Noise Amplifier / Alçak Gürültü Kuvvetlendirici. Uydu sistemlerinde feedhorn'un hemen arkasında bulunan ve çok düşük gürültülü ilk kuvvetlendirici katı.

            LNB : (Low Noise Block) Alçak Gürültü Bloku. Bir LNA, frekans değiştirici ve ara frekans kuvvetlendiricisinden oluşan, 12 GHz'lik uydu işaretlerini 900-1700 MHz'lık ara frekansa çeviren blok.

            Local Ossillator : İç Osilatör. Bir alıcının içinde bulunan ve frekans değiştirme işleminde kullanılan osilatör.
            Longnitude : Boylam. Yeryüzündeki bie noktanın Greenwich'e göre ölçülen doğu/batı açısı.

            Loop Anten : Kapalı devre anten.

            Loudness : ing. Ses şiddeti. Bazı müzik sistemlerinde düşük volümlerde bas ve tiz oranını orta seslere göre artıran buton. (Sözlük Sourtimes)

 

M

MAC : ( Multiplexed Analog Components) Renk, aydınlık, ses ve eş zamanlama işaretlerinin sıkıştırılarak bir satır boyunca ayrı ayrı zamanlarda gönderildiği yayın sistemi.

MATV : (Master Antenna TV) Ortak Anten Sistemi. Bir anten sisteminin birden fazla TV ye dağıtıldığı sistem.

MHz : (Megahertz) 1 milyon Hertz

Microwave : Mikrodalga. Frekansı 500 MHz den yüksek olan dalgalar.

MMDS : (Multipoint Microwave Distribution System) Mikrodalga çoklu dağıtım sistemi. 2 - 3 Ghz arasında kullanılan sistem ile tek bir antenle 30-120 adet TV yayını yapılabilmektedir.

Madde : (T.D.K.) Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, özdek.

Modulation (Modüleyşın-Modülasyon) : Modülasyon, kipleme, kiplenim. Bir taşıyıcı dalganın herhangi bir özelliğini değiştirmek suretiyle haber işaretinin (bilginin) taşıyıcıya bindirilmesi.

(T.D.K.) 1.Bir sesin yayılmasında ortaya çıkan yeğinlik, vurgu, ton değişimlerinden her biri. 2. fizik  Bir dalganın genlik, evre ve sıklığının bir yasaya göre zaman içinde farklılaşması.

Modülasyon : (uzak.mersin.edu.tr) Bilgi işareti tarafından taşıyıcı frekansına ait herhangi bir özelliğin (genlik,frekans,faz vb.) değiştirilerek, bilgi iletilmesine modülasyon denir.

 

Manyetik Alan : (T.D.K.) Bir mıknatısın N ucundan dışarı çıkıp dağıldıktan sonra yine toplanıp S ucundan içine giren kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu alan.

MFN: Multi-Frequency Network operation / Çok Frekanslı Ağ çalışması

MMDS > Multichannel Multipoint Distribution Service: Çok Kanallı Çok Noktalı Dağıtım Servisi

Modulator (Modüleytır-Modülatör): (Seslisözlük) 1. Sesini değiştirmek, sesi ayarlamak, hafifleştirmek. 2. Ayarlayıcı. 3. Modülatör, kipleyici. 4. Kipleyici. (TA3DP) Bilgiyi (Örneğin: 20-20000 Hz. aralığındaki ses-mekanik frekansın) özelliğini değiştirmik suretiyle taşıyıcı elektromanyetik dalgalara bindiren elektronik devre.

Monochrome : Tek renkli. Siyah/Beyaz TV resmi.

Mount : Montaj Düzeneği. Uydu antenlerinde yatay ve düşey ayar imkanı sağlayan montaj mekanizması.

MPEG > Motion Picture Experts Group: Ses ve görüntü verilerinin sayısal ortamda sıkıştırılması ve geri açılması prensiplerini belirleyen bir standarttır. Sıkıştırma işleminde, görüntü kareleri arasındaki değişimler analiz edilir ve bir MPEG kodlayıcı (encoder) ile dosya boyları yaklaşık 1/200 oranında sıkıştırılır. MPEG, bilgisayar ve broadcast sektörleri tarafından en geçerli standartlardan biri olarak kabul edilmiştir. Mevcut MPEG versiyonları; MPEG-1, MPEG-2, MPEG-3 ve MPEG-4 'tür.

Multiplex : Multipleks. Çoğullama. Birden fazla işaretin aynı anda ortamdan iletimesi için zaman veya frekans uzayında değişik yerlere yerleştirilmesi.

MVDS : ( Microwave Video Distribution System ) Mikrodalga video dağıtım sistemi. 37 - 40 Ghz ve 40.5 - 42.5 Ghz frekanslarında yapılan çok kanallı mikrodalga TV yayını.

            Modulation (macıleyşın): Modülasyon. Alçak frekanslı bilgi sinyallerinin, yüksek frekanslı taşıyıcı sinyaller üzerine bindirilip uzak mesafelere gönderilmesi işlemine MODULASYON denir.

 

N

NEXEDGE: Kenwood'un NXDN protokolü uygulaması cihaz markası.

            NXDN > Next Generation Digital Narrowband: Yeni Nesil Dijital Telsiz (Icom ile Kenwood protokolu/uygulaması.)

            Noise: Gürültü. Rasgele değişen bozucu işaretler. Gürültü seste hışırtı halinde, resimde ise karlanma olarak orataya çıkar.

Noise Figure : Gürültü Sayısı. Bir sistemde işaret eklenen gürültünün miktarını gösteren sayı. İdeal bir kuvvetlendiricide bu sayı 0 dB dır.

Noise Temperature : Gürültü Sıcaklığı. Bir sistemde işarete eklenen gürültünün miktarını göstermek üzere kullanılan eşdeğer sıcaklık. Gürültü sıcaklığı ne kadar az ise eklenen gürültü o kadar azdır.

NTIA: National Telecommunications and Information Administration / ABD Ulusal Telekomünikasyon ve Bilgi İdaresi

NTSC: National Television System Committee/Ulusal Televizyon Sistemi Komitesi

NTSC: Amerika ve Japonya da kullanılan Televizyon Renk kodlama sistemi. 525 çizgi, 30 görüntü/saniye özelliklerinde.

 

O

            OFC: Off Center Fed / Kapalı Merkezi Beslemeye

OFDM: Orthogonal Frequency Division Multiplexing / Ortogonal Frekans Bölmeli Çoklama

OIRT > Organisation Internationale de Radiodiffusion et de Télévision: Uluslararası Yayın ve Televizyon Organizasyonu

Omni : (S.S.) Önek hep, bütün, herşey.

            Omnidirectional (amnidirekşınıl): Çok yönlü, tüm yönlü, her yöne.

            Omnidirectional Antenna (amnidirekşınıl enteni): Tüm yönlere, her yöne çalışan yekpare anten.

Omni Fiberglass (amni faybırglas): Bütün fiberglas, yekpare fiberglas.

Orthogonal (orsaginıl):

            Ozone (ozon) : (Sourtimes) Saf ve temiz hava.

 

P

PAL > Phase Alternate Line (feyz altirnıt layn): Batı Avrupa veTürkiye'de kullanılan renkli TV yayın standardı. 625 çizgi,25 görüntü/saniye özelliklerinde.

Parabola (perebıl): Parabol. Uyde antenlerinde kullanılan çanak antenlerin kesit şekli.

Phase (feyz): Faz. Bir işaretin başka bir referansa göre kaymasını gösteren açı.

PMR446 > Personal Mobile Radio (pörsınıl mobıl rediyo): 446 MHz Kişisel Seyyar Telsiz (Analog)

Polarisation: Polarizasyon. Bir elektromagnetik dalganın elektrik alan vektörünün doğrultusu. Elektromagnetik dalgalar yatay, düşey, dairesel ve eliptik polarizasyonlu olabilirler.

Pre-Emphasis (pri emfıssıs): Ağırlık verme. Gürültüyü azaltmak için yüksek frekanslı bileşenleri kuvvetlendirme işlemi. Bu iş için kullanılan devre veya süzgeç.

            Propagation (propageyşın)(propagasyon): (seslisözlük) Yayılma, yayılım, üreme, çoğalma.

            PSK > Phase Shift Keying (feyz şift kiyin): Faz Kaydırma Anahtarlama.

            PSK31/1-PSK31: Phase Shift Keying, Bandwidth 31 Hz.  / Faz Kaydırma Anahtarlama, Band genişliği 31 Hz.

            PSK63/1-PSK63: Phase Shift Keying, Bandwidth 63 Hz  / Faz Kaydırma Anahtarlama, Band genişliği 63 Hz.

            PSK63FEC/PSK63F/PSKR 1-PSK: Phase Shift Keying, Bandwidth 63 Hz, Forward Error Correction. / Faz Kaydırma Anahtarlama, Band genişliği 63 Hz, Gönderim Yönünde Hata Düzeltime / İleri Hata Düzeltme.

            PSK63RC4/4-PSKR: Phase Shift Keying, Bandwidth 330 Hz, Forward Error Correction. / Faz Kaydırma Anahtarlama, Band genişliği 330 Hz, Gönderim Yönünde Hata Düzeltime / İleri Hata Düzeltme.

            PSK63RC5/5-PSKR: Phase Shift Keying, Bandwidth 416 Hz, Forward Error Correction. / Faz Kaydırma Anahtarlama, Band genişliği 416 Hz, Gönderim Yönünde Hata Düzeltime / İleri Hata Düzeltme.

 

Q

            QPSK: Quadrature/Quartenary Phase Shift Keying / Dörtlü Faz Kaydırma Anahtarlama

            QPSK31/4-PSK31: Quadrature/Quartenary Phase Shift Keying, Bandwidth 62.5 Hz. / Dörtlü Faz Kaydırma Anahtarlama, band genişliği 62.5 Hz.

            QPSK63/4-PSK63: Quadrature/Quartenary Phase Shift Keying, Bandwidth 125 Hz. / Dörtlü Faz Kaydırma Anahtarlama, band genişliği 125 Hz.

 

R

RDS : ( Radio Data System ) Radyo yayını yapan bir istasyonun aynı zamanda yazılı bilgiler yayınlaması.

Receiver (rizayvı): Alıcı, elektromanyetik dalgaları alarak bu dalgalara yüklenmiş olan bilgiyi (ses, görüntü, resim vb.) ilk haliyle (hoperlör, ekran vb.den) veren elektronik cihaza denir.

RMS (Root-Mean-Square): A.C. etkin değer. RMS değer A.C. nin, bir resistor üzerinde tükettiği  enerjiye eşit enerji tüketen  D.C. karşılığıdır.

(sourtimes) root mean square’in kisaltilmisidir, voltaj olcerken kullanilir. dolayisiyla guc olcerken de bu voltaj akimla carpilirsa rms power olur.

Alternatif salınımları ölçmek için bir metod alınan ölçümlerin karelerinin ortalamalarının karekökü amplifier güç değerleri bazen rms olarak verilir.

RSC: Resistance to Skin Cracking / Direnç-Deri-Hızlı Darbe

Radiation (radyasyon): (Seslisözlük) 1. radyasyon. 2. ısı/ışın saçma. radyasyon. Işınım.

Radio (reydyu): (seslisözlük) 1. i, radyo telsiz telgraf veya telefon, , f; radyo alıcı veya vericisi; telsiz telgraf veya telefonla gelen haber; telsiz telgrafla haberleşmek; radyoya veya telsiz telgrafa ait; radyo ile yayımlamak; radio astronomy, radyoda kullanılan; telsiz telefon. 2. radyo. telsiz. telsiz telefon ya da telgraf. telsizle (haber) göndermek. 3. radyo.

Radyo (Radio) : (T.D.K. isim (ra'dyo) Fransızca radio) 1. Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi. 2. Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş. 3. Bu istasyonun yayınlarını alan araç.

Raster: Aydınlanmış TV ekranında işaret olmadığı zaman görülen beyaz çizgiler.

Reaktans: (Sourtimes) Zahiri direnç. iki çeşittir: endüktif reaktans ve kapasitif reaktans.
Toplam reaktans ise bu ikisinin farkıdır. (bkz: zahiri direnç)

Alternatif akim devrelerinde, dogru akim devrelerinde olan resistancedan farkli olarak capacitor veya inductorun akima karsi yarattigi direnctir. inductive (bobin) devrelerde f frekans, l self inductance iken x = 2*f*pi*l, capacitive(kapasitor) devrelerde ise c kapasitans olmak uzere x=1/2*f*pi*c dir.

Reflection : Yansıma.

Reflector : Yansıtıcı eleman.

            Regülatör (fransızca: régulateur): Düzenleyici.

Rezonans: (Sortimes) 1-) Yüksek frekans ta kapasitif reaktans in enduktif reaktans a esit oldugu an. xc=xl

            2-) rlc devresinde kondansatörün ve bobinin ohmic değerlerinin birbirini sıfırlaması.. Empedansın sadece reel kısmının görülmesi..

            Resistance (rezistıns) : (T.D.K. fizik)   Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans.

            RRR: Repeat Request Rate / Tekrarlama Talebi/İsteği Oranı

 

S

Safety Distance: (T.K. ECM Yönt.) telekomünikasyon cihazlarından yayılan elektromanyetik dalganın çevre ve insan sağlığı üzerinde meydana getirebileceği etkileri minimuma indirgemek amacıyla belirlenen elektromanyetik alan şiddeti limit değerlerinin aşılmadığı mesafeyi ifade eder.

SAWF: Surface Aquistic Wave Filter / SAW Süzgeci. Yüzey akustik dalgaları prensibi ile çalışan ve bobin, kondansatör kullanmayan keskin kenarlı Y.F. süzgeçleri.

Satellite: Uydu.

Satellite Receiver : Uydu Alıcısı. LNB'den gelen birinci ara frekans işaretinden ses ve resim işaretlerini elde eden cihaz.

Scanning : Tarama.

Scrambling : Karıştırma. TV yayınlarının izinsiz kişilerce alınmaması için şifreli olarak karıştırılması. Bu şekildeki yayınları alabilmek için özel kodçözücü devreler kullanmak gerekir.

Screening Factor : Ekranlama Faktörü. Bir kutunun veya koaksiyel kablonun sızdırma veya ekranlama faktörü. Normal TV dağıtım sistemlerinde bu faktör en az 60 dB, Kablo-TV sistemlarinde ise en az 70 dB olmalıdır.

SDR: Software-defined radio / Yazılım tanımlı radyo / Bilgisayar program radyosu.

SDR-J: SDR software for FM and DAB on Windows and Linux. / Windows ve Linux'ta FM ve DAB için SDR yazılımı. (Jan van Katwijk tarafından.)

SFN: Single-Frequency Network operation / Tek Frekanslı Ağ çalışması

Skew: Çevirme. Bir uydudan diğerine geçildiğinde feedhron'un polarizasyonunda yapılması gereken ayarlama.

S/N Ratio: Signal-to-Noise Ratio / İşaret/Gürültü Gücü Oranı.

SPG: Sync Pulse Generator / Senkron Pals Üreteci

Splitter:  Ayırıcı. Dağıtıcı. Bir işareti iki veya daha fazla yere dağıtmak için kullanılan alet veya sistem.

Subcarrier : Alt Taşıyıcı. Daha yüksek frekanslı başka bir taşıyıcıyı modüle eden ikinci taşıyıcı. Örnek olarak; 4.43 MHz'lik renk alt taşıyıcısı ve 5.5 MHz'lik ses alt taşıyıcısı resim taşıyıcısını tekrar modüle ederler.

Submaster (sabmastı): Ana yardımcı.

Switching (sviçing) : Anahtarlama. Anahtarlama ceryan açma-verme. Atahtarlama devre-bağlama.

Symmetric (Simetrik) : Eş, bakışımlı, eşit, mütenazır, düzenli, simetrik.

Symmetrical (Simetrikıl) : Eşitlik, bakışık dengeli, simetrili.

             

T

Talkback: Telefon cihazlarında tuş veya menü işlev açıklayıcısı.

TBC: Time Base Corrector / Zaman tabanı düzelticisi.

TDM: Time-division multiplexing / Zaman bölmeli çoklama

TIFF: Tagged Image File Format / Masaüstü yayıncılıkta kullanılan grafik formatı.

TVRO: Sadece alıcısı bulunan uydu yer istasyonu.

Tap: TV dağıtım hatlarında kullanılan ayırıcı (yan çıkış) eleman.

Telsiz: (T.D.K. isim) Türlerine göre belirli bir kapsama alanı içinde belirli kişilerin iletişimini sağlayan, elektromanyetik dalgalar yardımıyla çalışan araç.

            Telsiz bağlantısı: (T.D.K. isim) İki telsiz arasında kurulan haberleşme bağlantısı.

            Telsiz telefon: (T.D.K. isim) Elektromanyetik dalgalar yardımıyla çalışan telefon.

            Telsiz telgraf: (T.D.K. isim) Elektromanyetik dalgalar yardımıyla çalışan telgraf.

Threshold: Eşik seviyisi. Alınabilecek en küçük işaret seviyisi.

TNC: Terminal Node Controller / Terminal Düğüm Kontrolörü

Transceiver (Trensivır) < TXRX/TRX [Transmitter (Transmidır) TX + Receiver (Risivır) (RX)] : Alıcı Verici = Telsiz.

Transformation (trenzformeyşın) : Dönüşüm, dönüştürme, çevirme.

Transformer (trenzformı): Çevirici, dönüştürücü, transformatör, trafo. Aynı frekansta fakat yoğunluğu veya gerilimi genellikle farklı olan bir veya birçok değişik akım sistemini değişik bir akım sistemine dönüştüren elektromanyetik indükleçli statik aygıt.

Transmission (trenzmişın): İletme, aktarma.

Transmission line (trenzmişın layn): İletme/iletim hattı, taşıma hattı.

Transponder (dispandır): Uyduda bulunan ve alıcı, frekans çevirici ve vericiden meydana gelen mikrodalga tekrarlayıcı.

Trap (trâp): Tuzak. Sadece belli bir frekansı süzüp atmak için kullanılan süzgeç.

            Tümevarım (Sortimes): Tekil olandan, özel olandan, genel olana giden, tek tek olgulardan, genel önermelere varan yöntem...

            TXRX/TRX > Transceiver (Trensivır) [Transmitter (Transmidır) TX + Receiver (Risivır) (RX)] : Alıcı Verici = Telsiz.

 

U

 

UHF: Ultra High Frequency / Çok Yüksek Frekans, 300-3000 MHz aralığını kapsayan frekans bölgesi.

Ultraviyole (Altırviyal): Gözlerde kum batması hissine yol açacak kadar hasar yaratan morumsu ışık. çıplak gözle bakılması son derece tehlikelidir. Göz damarlarını çatlatır. elde etmenin en kolay yolu bir uv floresan lambadır. Öğrenci işi olarak elde etme yöntemiyse, sokak lambalarında kullanılan ampüllerden bir adet alıp, fosforlu kısmını kırarak çıkartmak (evet, kırabilirsiniz, lamba bozulmaz) ve içeride kalan küçük tüpü uv kaynağı olarak kullanmaktır. Küçük sözcüğüne kanmamak gerekir. Bir iki dakika sonra insanı ağlatabilir.

UMTS: Universal Mobile Telecommunications System / Evrensel Mobil Telekomünikasyon Sistemi

 

Upconverter (Apkinvırdır): Üst Çevirici. Frekansı daha yüksek bir değere çeviren çevirici.

Uplink (Aplink): Yeryüzünden uyduya bağlantı sağlayan radyo kanalı.

            Usage (Yuzıc): 1. i. kullanış, kullanma. 2. kullanım. kullanış.

 

V

VDA: Video Distribution Amplifier / Video dağıtım kuvvetlendiricisi.

VDR: Video Disk Recorder / Disk'e görüntü-ses kayıt eden cihaz.

Verici Anten: Transmisyon (iletişim) hattından gelen elektromanyetik dalgaları atmosfere ya da boşluğa yayan alet veya aparata denir.

VHF: Very High Frequency / Çok Yüksek Frekanslar. 30-300 MHz aralığını kapsayan frekans bölgesi.

VHS: Video Home System / Ev Görüntü Sistemi. Genellikle evlerde kullanılan video format sistemi.

Volt: (T.D.K.) (isim Fransızca) Elektromotor gücün veya gerilimin birimi.

Voltage (Volteyc) : Gerilim, voltaj.

VOX: Voice Activated Transmit / Sesle Aktifleşen Gönderim

VSWR: Gerilim Duran Dalga Oranı. Bir hat veya devrede yansımalar yüzünden meydana gelen duran dalagaların en yüksek gerilim değeri ile en alçak değeri arasındaki oran.

VTR: Video Tape Recorder / Kayıt özelliği olan video cihazı.

 

W

            WARC > World Administrative Radio Conference: Dünya İdari Radyo Konferansı

            Wideband : (waydband) Geniş band, geniş frekans bandı.

            WRC > World Radiocommunication Conference: Dünya Radyoiletişim Konferansı

            WRC-19: World Radiocommunication Conference 2019, Sharm el-Sheikh, 28 October to 22 November 2019.

            WSPR: Weak Signal Propagation Reporter / Zayıf Sinyal Yayılım Raportörü

 

Y

Yagi Antenna : Yagi Anten. Bir dipol ile buna paralel pasif yansıtıcı ve yönlendirici çubuklardan oluşan anten.

            Yüksek Frekans : (sourtimes) Saniyede 100 periyodun üzerindeki frekans.

            3-30 mhz arasi frekans bandini tanimlar. (hf: high frequency) (bkz: hf ssb) ayrica;

30-300 mhz cok yuksek frekanstir. (vhf: very high frequency)

300 mhz-3 ghz ultra yuksek frekanstir. (uhf: ultra high frequency)

3-30 ghz shf super yuksek frekanstir. (shf: super high frequency)

30-300 ghz son derece yuksek frekanstir. (ehf: extremely high frequency) dolayisi ile, yuksek frekans giga hertz seviyesinde degil, meha hertz seviyesindedir.

 

Z

Zahiri Direnç : (Sortimes) 1-) Dirençten farklı olarak, kapasitörlerin ve indüktörlerin alternatif akım altında gösterdikleri direnç. Bu tip devreler için: (toplam direnç)^2 = (direnç)^2 + ((endüktif reaktans) - (kapasitif reaktans))^2

2-) Frekansa bağımlıdır, bu yüzden belli direnc, bobin, kondansatör değerleri için belli direnç vardır ve direncin en düşük oldugu zaman bilmemne rezonansi olur. (bkz: rlc)

 

S.S. : Seslisözlük.

 

http://www.gw0rtp.co.uk

 

http://ilef.ankara.edu.tr/film/yazi.php?yad=1879


Kullanıcıların aradığı sayfalar:

google xxempve mors alfa telsiz frek pasif radio teldiz ta3om qra
leri haritasi ta1lk radyo illerin radyo amat yaesu frekans bolge telsiz