Gönderen Konu: TUNER NEDİR HER TELSİZDE VARMIDIR?  (Okunma sayısı 6095 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

    Çevrimdışı TA2AHW

  • Amatör Telsizci
  • Sitenin Sahibi
  • ***
  • Bu Mesajı : 9
  • İleti: 234
  • İsim Soyisim: Hakan Şen
TUNER NEDİR HER TELSİZDE VARMIDIR?
« : 15 Mart 2011, 22:03:41 »
Merhabalar

sınavlara hazırlanan bir kişi olarak sürekli birşeyler öğrenmeye çalışıyorum. anlamadığım bazı şeyler var.

tuner adından ne işe yaradığını az çok anlıyorum. ama illaki bütün telsizlerde tuner kullanılması gereklimidir? ne gibi durumlarda kullanılması gereklidir?

usb nin tam olarak ne işe yaradığınıda anlamadım açıkçası Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap

birde yaesu ft-857d ile iCOM IC-706MKII (g serisi olmayan düz) bu iki telsiz özellik olarak aynı mıdır?

teşekkürler

Linkback: https://www.radyoamatorleri.com/genel+bilgi+deposu/tuner+nedir+her+telsizde+varmidir-t1178.0.html
« Son Düzenleme: 24 Mayıs 2011, 21:01:17 Gönderen: TA3CY »
Eski:TA9AHS

    Çevrimdışı TA3CB

  • Amatör Telsizci
  • Sitenin Sahibi
  • *****
  • Bu Mesajı : 18
  • İleti: 568
  • İsim Soyisim: Mehmet Gültekin
Ynt: Telsizler ve Özellikleri
« Yanıtla #1 : 15 Mart 2011, 23:34:35 »
Değerli kardeşim.Önce tunerden başlayalım.Kelime anlamıyla (tune )Ayarlamak manasına gelir.İngilizcesi iyi olan arkadaşlarda çeviri olarak katkıda bulunabilir.tuner daha çok HF bandı dediğimiz100khz-30mhz bandını kapsayan cihazlarda kullanılır.Neden kullanılır? bukadar geniş bir frekans bandında 1veya2 antenle haberleşme yapabilmek için kullanılır.Aksi takdırde yani tuner kullanmazsak enaz  5-6 tane anten ve kablosu kullanmak gerekir.Bu anlatımlar basit anlatımlardır.İşin teknik ayrıntılarına girmek çoook uzun olur.USB eğer telsiz tabiri olarak sorduysan,(ultra side band) kelimesinin kısaltılmışıdır.Yani:üst yan band.Türkçeleşmiş haliyle.Birde aynı bandın LSB olanı vardır.(lower side band)Bunada türkçede alt yan band denir.Bunlar haberleşme modu çeşidi dir.AM FM USB LSB vs vs dahada var.FT857D  ile ıcom mk2 farklı dır.FT857d UHF li bir cihazdır.MK2 ise200 mhz e kadar cihazdır.FT857D 400 mhzYani:2-metre ve 70cm dalga boylarına sahibtir.Bilmem yararlı olabildimi...TA3CB 
KORSAN

    Çevrimdışı TA2AHW

  • Amatör Telsizci
  • Sitenin Sahibi
  • ***
  • Bu Mesajı : 9
  • İleti: 234
  • İsim Soyisim: Hakan Şen
Ynt: Telsizler ve Özellikleri
« Yanıtla #2 : 15 Mart 2011, 23:44:11 »
abicim çok teşekkür ederim
en küçük bir bilginin bana yararı var. hepsinden ufakta olsa birşeyler alıyorum.
iki cihazın uhf olmadan değerlendirdiğimizde hf ve vhf olarak bir farklılığı yok gibi gözüküyor sanırım bilmiyorum ben mi yanlış bakıyorum

    Çevrimdışı TA3CB

  • Amatör Telsizci
  • Sitenin Sahibi
  • *****
  • Bu Mesajı : 18
  • İleti: 568
  • İsim Soyisim: Mehmet Gültekin
Ynt: Telsizler ve Özellikleri
« Yanıtla #3 : 15 Mart 2011, 23:49:18 »
Bu konuda RİGPİX.com dan daha detaylı araştırabilirsiniz.

    Çevrimdışı TA3CY

  • Sistem Yöneticisi
  • Sitenin Sahibi
  • *
  • Bu Mesajı : 87
  • İleti: 3174
  • İsim Soyisim: Yücel KASAP
Ynt: TUNER NEDİR HER TELSİZDE VARMIDIR?
« Yanıtla #4 : 24 Mayıs 2011, 21:03:51 »
Bazı telsizlerde vardır otomotik anten tuneri diye geçer.Bazılarında yoktur.Ayrıca opsiyon özellik gibi satılanlarda vardır genelde hangi cihazlarda kullanabileceğin bilgiside verilir.Her anten tuneri her telsize uymayabilir...
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap

    Çevrimdışı TA2AHW

  • Amatör Telsizci
  • Sitenin Sahibi
  • ***
  • Bu Mesajı : 9
  • İleti: 234
  • İsim Soyisim: Hakan Şen
Ynt: TUNER NEDİR HER TELSİZDE VARMIDIR?
« Yanıtla #5 : 16 Temmuz 2011, 14:45:00 »
Eski bir konuyu yeniden canladıracağım ama aklıma takılan bir konu var, ayrıca yaklaşık 4 ay önceki halime bakıyorumda bayağı bir yol katetmişim Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap

Şimdi en spn öğrendiklerim ile anten tunerin, antenimizde belli frekanslarda swr ayarını yaparak antenimizi istediğimiz frekansta kullanmamıza yardımcı olacağı şeklinde biliyordum. Yani örneğin 40 metre bandı için bir antenimiz var burada swr vs herşey çokgüzel bunu 20 metre bandıda baktığımızda swrsi kötü fakat anten tuneri yardımıyla bu ayarlanarak bu bandada çalışması mümkün görülüyor şeklinde.  Tabiki bu bildiğim şeklinde yanlış olabilir.
Birkaç gün önce TA2ANS Nihat abi ilegörüşürken kendiside anten tunerin belirli frekansa anteni ayarladığı swr ayarı yapıyomuş gibi göstersede swr ayarı yapmadığını söyledi.
Dün akşamda yine başka bir yerde görüşüren şu an çarı işaretini anımsamıyorum abimiz benim bildiğim şekilde swr ayarını yaptığını tunerlerin içinde zaten Varyabl Kapasite ve bobinler bulunmakta bunları uygun hale getirerdiğini direk olarak swr düzenlediğini söyledi.
Şu an için aklımdaki bütün bilgileri silerek tam olarak şu doğrudur bu doğrudur ikiside yanlıştır asıl şöyledir diyecek birisi çıkarsa çok sevinirim.
teşekkürler

    Çevrimdışı TA2AOG

  • Kontrol Ekibi
  • Sitenin Sahibi
  • *
  • Bu Mesajı : 36
  • İleti: 646
  • İsim Soyisim: Osman Güler
Ynt: TUNER NEDİR HER TELSİZDE VARMIDIR?
« Yanıtla #6 : 18 Temmuz 2011, 02:50:19 »
Tuner; Tune (ayar, akord) yapan.

Diğer adı ile match (uyum) yapan devre.

Neyi uyum yapar, empedansı ve dalga yayılımı.

Empedans nedir, sinyale gösterilen direnç, zorluk demektir.


Bu sebepler ile tune/match (ayar/uyum) yapılır.

1- Max güç kuralı
Elektrikte Max güç teorisi vardır.
Teori şunu der, Kaynak ile Tüketicinin empedansları eşit ise enerji aktarımı (kaynaktan tüketiciye) max olur.

TX halinde iken,
Kaynak = Telsiz Cihazı (RF sinyali üretir ve anten konnektörüne verir.
Tüketici = Anten ( Kaynaktan sinyali alır ve havaya yayarak harcar)

RX halinde iken,
Kaynak = Anten ( Havadan RF sinyalleri yüklenir)
Tüketici = Telsiz Cihazı (Sinyalleri alıp işleme tabi tutar)


2- AC sinyallerin oluşturduğu Duran Dalgalar (standing wave) ve duran dalgaların uyumsuzluğu sebebi ile geri yansıma.
AC sinyallerin haraketi hem transmisyon (aktarma) hattında hem anten gibi yükler üzerinde Gerilim ve Akım olarak Duran Dalgalar (standing wave) meydana getirir.

Bu dalga şekillenmeleri, kaynağa, hat karakteristik yapısına, hattın ucunun veya herhangi bir noktasının kapalı veya açık olma durumuna göre değişkenlik gösterir. Konu ayrıntılı olarak Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap  bu linkte işlenmiş.

Bu hat veya yüklerin doğru bağlanmaması, doğru yüklenmemesi gibi sebeplerle giden enerjinin yükten geri yansıması durumları oluşur. Enerji gönderilmiş ancak bir kısmı tüketilmeden kaynağa geri gelmiştir. Buna sebep duran dalgaların doğru şekillenmemesi sebebi iledir. Duran dalgaların doğru şekillenmemesine önemli bir sebep transmisyon hattının doğru yük ile kapatılmamasıdır.

Kaynak (TX) enerjiyi üretir (örneğin 50W), antene gönderir.
Uyumsuzluklar sebebi ile örneğin antende 30W harcanır kalan 20W cihazın TX katına geri döner. Bu 20W gücü TX katının çıkış elemanları (başta çıkış transistörü) üzerinde ısı olarak harcar. Ve transistörün ısı sebebi ile yanmasına neden olur.

Duran Dalga Oranı ( Standing Wave Ratio ) için en iyi (ideal) değer 1/1 = 1 dir. Bunun anlamı bütün güç yüke transfer ediliyor, geri dönen güç yok demektir.

Tune / Match devreleri ile bu işlem gerçekleştirilir. Kaynak ile tüketen tarafın uyumsuzluğu giderilir, geri dönen güç sıfıra (idealde) indirilir. Nihat Bey'in söylediğine bu anlamda katılmıyorum. Tune devresi ile geri gelen güç yok edilebilir (idealde sıfır, pratikte en az geri dönüş). Diğer taraftan her araya giren eleman kayıp demektir, bu anlamda Nihat Bey haklı. Ancak pratikte, optimum çözüm için bu katlanmak en akılcı, en az maliyetli iştir. Zaten optimizasyon demek (belki bu kelime türkçede orta yol anlamı verilebilir) mühendisliğin ilk dersi ilk şartıdır.

Hayat öyle değilmi. Hiç bir şey ideal olamayacağına göre..

    Çevrimdışı TA2AOG

  • Kontrol Ekibi
  • Sitenin Sahibi
  • *
  • Bu Mesajı : 36
  • İleti: 646
  • İsim Soyisim: Osman Güler
Ynt: TUNER NEDİR HER TELSİZDE VARMIDIR?
« Yanıtla #7 : 18 Temmuz 2011, 06:44:27 »
USB Kavramına gelirsek.

Önce CW vardı diye başlıyalım.

Bir RF sinyali üretilir ve uzaya salınır. Üretilip gönderildiği sürecte başka hiçbir işleme tabi tutulmaz, yalnızca devamlı olarak üretilen yalın bir sinyal olması hasebiyle continuous wave ismini alır.

İşte CW budur.

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap


Karşıda yanan bir lamba gibi. Sonuçta bu durum bir bilgidir, bu bilgi, yanlızca "yanıyor veya sönük" kadar bir bilgidir. Onu gören yanlızca "yanık/sönük" der.

Bu sınırlı kapasitedeki bilgi çoğu zaman biz insanlara yetmeyecektir.

İletişimi zenginleştirmek için (bir takım mesajlar daha yükleyebilmek için) bir lambayı belli sürelerle açıp kapatırsanız ve açma kapama sürelerine bir anlam verdiyseniz, bu lambayı gören kişi açma kapama sürelerinden sizin mesajınızı anlayacaktır. Deniz fenerleri bu temel üzere çalışır.

RF de bu işlem CW dalgayı belli kesintilere uğratmak ile yapılır. Açma kapama sürelerine uyumlu bazı anlamlar yüklenmiştir, harf ve rakam gibi.

Başlangıçta 2 mesajınız vardı "yanık/sönük", yani var/yok.

Sonra CW'yi belli sürelerle açıp kapatma yaparak, yani CW dalgaya süreler ile birtakım kodlamalar yaparak alpha (alfabe) numeric (rakam) içerikli, 2 mesaj kapasiteli öncekinden (yanık/sönük) farklı olarak, daha zengin mesaj yükleme imkanı bulduk.

Diğer deyişle Alphanumeric manalar ile "karşılıklı konuşmada sağladığımız iletişimi" CW yi anahtarlayarak elde etmiş olduk. Anahtarlama sürelerini de uluslararası standart değerlere oturtup adına MORS dedik (Samuel Morse toprağın bol olsun).

--------------------------------

Biz insanlara bu da yetmeyecektir. Madem RF'in yayılım özelliğinden yararlanarak çok uzaklara sinyal ulaştırıyorum sesimi de duyurayım derken, önceki çalışmalarımızın baş rölündeki CW dalga üzerine bir takım müdahalelerde bulunduk.

CW formatında ürettiğimiz RF sinyalin (artık adı taşıyıcı sinyal olsun) genliğini (voltaj değerini), Ses sinyaline göre değiştirip (module etmek) uzaya saldık.

Yaptığımız bu işleme Genlik Modulasyonu (Amplitude Modulation) dedik.

Zaman domaininde gösterirsek,
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap



Bu sinyali alıp genliğindeki değişimi çözünce (demodule) ses sinyalini tekrar elde ettik, ve bir hoparlor ile duymayı sağladık.


---------------------------

Bu modulasyonu uzun seneler kullandık. Bu arada, modulasyon sırasında nelerin olduğunu, hem ölçme cihazları ile, hem de matematiksel olarak inceledik.

Module eden sinyalin genliği ile, module edilen sinyalin genliği arasındaki oranların bazı sonuçlara sebep olduğunu gördük

Module edenin genliği az ise, alıcıda ses düşük çıkıyordu,

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap


Daha arttırırsak alınan ses artıyordu,

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap


Daha Arttırırsak Anlaşılırlık daha iyileşiyordu,

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap


Daha da arttırırsak elde edilen sinyal, gönderilen orjinalden farklılaştığı için anlaşılırlık da bozuluyordu,

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap



Bu farklılığa sebep olan genlik değişimine modulasyon derinliği veya indeksi (index daha çok FM de kullanılır) dedik.

Ses iletiminde derinlik oranında en verimlisinin,

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap

%100 modulasyon olduğunu gördük.



Ayrıca şunu da gördük. AM modulasyon yapmaz isek (module eden sinyali keser isek) yalnızca taşıyıcıyı yollanıyordu.

Frekans domaininde grafiksel olarak gösterirsek

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap


Modulasyon anında ise taşıyıcı ile beraber fazladan birtakım sinyaller oluşuyordu, o sinyalleri incelediğimizde frekanslarının taşıyıcı ile toplandığı ve çıkarıldığı 2 ayrı değer olduğunu gördük.
Taşıyıcı frekansı = fc
Module eden sinyal frekansı = fs

dersek,

fc taşıyıcısının iki yanında fc-fs ve fc+fs olarak iki ayrı frekansın daha ortaya çıktığını gördük.

Örneğin taşıyıcı 3600KHz ve module eden sinyal 1KHz ise

3600 KHz --> fc (Taşıyıcı)
3599 KHz --> fc - fs
3601 KHz --> fc + fs

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap

Taşıyıcıyı tek bir frekans ile module edersek üstteki şekildeki gibi 3 adet frekans ortaya çıktı.

Taşıyıcı değeri, sabit, tek bir frekans değerine sahip, 3600KHz gibi. Ancak module eden sinyal ses gibi zengin bir sinyal ise durum farklılaşıyor, ses sinyali tek frekans değildir, birçok frekans içerir.

Ses için kullandığımız 0Hz ila ~3KHz arası tüm sinyaller gibi düşünürsek taşıyıcının sağında (üstünde) ve solunda (altında) birçok (band halinde) frekansın oluştuğunu gördük.

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap

Bu sağ ve solda kalan iki alana (iki banda) isim verdik .

-Taşıyıcının solunda kalana (frekansı taşıyıcıdan daha alt değerlerde olana) Alt Yan Band ( Lower Side Band )
-Taşıyıcının sağında kalana (frekansı taşıyıcıdan daha üst değerlerde olana) Üst Yan Band ( Upper Side Band )

dedik.

Bir süre sonra aklımıza geldi, bu her iki band da module ettiğimiz sinyalin (ses gibi) özelliklerini bir şekilde içeriyordu. Ancak biz AM modulasyon yapıp uzaya gönderirken

-Taşıyıcıyı
-Alt Yan Bandı (LSB)
-Üst Yan Bandı (USB)

da gönderiyorduk. Ve %100 modulasyon yapılmış

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap

bu gibi bir AM sinyal grubunu incelediğimizde, toplam gönderilen enerjiyi 100 kabul edersek ( yüzde hesabı yapacağız),
- %50 sini taşıyıcı
- %25 ini bir band
- %25 ini diğer band harcıyordu.

Veya birim değer (1) üzerinden oranlarsak,
- 0,50 enerjiyi taşıyıcı
- 0,25 enerjiyi bir band
- 0,25 enerjiyi diğer band harcıyordu.

Örneklersek, telsizimizle 100W lık AM çıkış yapıyorsak,
50W lık bir taşıyıcı,
25W lık bir yan band
25W lık diğer bir yan band

üretip gönderiyorduk.

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap


Taşıyıcı, hiç bir bilgi içermeyen boş bir sinyal, yan bandlar ise yüklediğimiz bilgiye göre (ses gibi) şekillenen sinyaller ve sesi tekrar elde edilirken bunlara ihtiyacımız olduğuna göre, hem de her iki yan bandda da bu bilgi saklı olduğuna göre,

50W lık taşıyıcıyı göndermesek ve
25W lık bir yan bandı göndermesek,

geri kalan diğer yan bandı yine 25W ile göndersek, 100W AM ile ulaştığımız mesafeden bir farkı olmayacak (1/4 oranı). Zira zaten bize lazım olan ses bilgisini içeren bu yan bandlar.

Bu düşünce ile çalışmalar yapıldı ve
-Taşıyıcı bastırıldı (modulasyon yapabilmek için üretildi ama havaya yayılmadı)
-Yanbandlardan biri bastırıldı
-Diğer yan band gönderildi.

Alıcı tarafa bu sinyal (1 yan band), AM'in 1/4 oranı güç ile iletildi. Ve tekrar ses elde edildi.

AM tipine göre Ne kazanıldı?  %75 kadar boşa güç harcama engellendi.

Elimdeki cihaz 100W çıkış yapabilecek kapasitede ise 100Watt lık çıkışı tek yan band göndererek yaparım, AM ile gidebileceğim 400W'a eşit olur

Veya 100Watt AM ile ulaşabildiğim yere tek yan band gönderirsem 25Watt ile ulaşırım
.

İşte bu "tek yan band" gönderim işine SSB ( Single Side Band ) dendi. Hangisinin gönderileceğini gösteren isme de ,
USB ( Upper Side Band ) yani üst yan band
veya
LSB ( Lower Side Band ) yani alt yan band

dendi.

Bu sistemin böyle müthiş bir avantajına karşılık bir dezavantajı görüldü. O da şudur,
SSB bir sinyali alıp demodule edebilmek (tekrar ses bilgisini elde edebilmek) için, gönderen tarafın üretip de güçlendirmeden ve havaya yaymadan bastırdığı taşıyıcı frekansının değerinde bir fekansı alıcı tarafta üretmek gerekiyordu.

Bu frekansda sinyali üretmek (örneğin 3600KHz) zor değil ama, gönderen taraf ile bire bir aynı frekans değerini sağlamak pratikte bazı zorluklara sebep oluyordu. Gönderen tarafın (üretip de göndermediği) taşıyıcı frekansı ile, alıcı tarafın ürettiği yeni frekans arasındaki fark sesin anlaşılırlığını bozuyordu. Bu fark az ise elde edilen ses anlaşılıyor ama rahatsız ediyordu, fark belli bir değerin üstüne çıkarsa artık hiç anlaşılmaz oluyordu. Bu farkı en aza indirmek için "kaba ve ince frekans ayarı" (coarse/fine) düğmeleri cihazda kullanıcıya yönelik olarak ön panelde yer almak zorunda kalınıyordu.

Kullanıcı ayarlıyor ancak belli bir konuşma süresi sonrası (ısı vb sebeplerle) frekans farkı değişiyor ve kullanıcının yeniden müdahalesini gerektiriyordu.

Zaman içinde cihaz teknolojileri daha gelişti ve bu müdahaleler de azaltıldı.

Kısaca SSB (LSB veya USB) budur.

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap
« Son Düzenleme: 18 Temmuz 2011, 18:35:37 Gönderen: TA2AOG »

Amatör Telsizcilik - Türkiye Telsiz ve Radyo Amatörleri Bilgi Paylaşım Platformu

Ynt: TUNER NEDİR HER TELSİZDE VARMIDIR?
« Yanıtla #7 : 18 Temmuz 2011, 06:44:27 »
Sponsor

    Çevrimdışı TB3BGB

  • Amatör Telsizci
  • Sitenin Sahibi
  • *
  • Bu Mesajı : 1
  • İleti: 46
  • İsim Soyisim: Bülent GÜMÜŞBAŞ
Ynt: TUNER NEDİR HER TELSİZDE VARMIDIR?
« Yanıtla #8 : 18 Temmuz 2011, 09:36:11 »
Osman bey elinize sağlık,çok güzel anlatmışsınız oldukça anlaşılır ve net bir bilgi paylaşımı......


Paylaş facebook Paylaş linkedin Paylaş reddit Paylaş twitter

xx
TELSİZDE GÜMRÜK OLAYI???????

Başlatan TB2BAA

1 Yanıt
1487 Gösterim
Son İleti 09 Ekim 2010, 21:19:48
Gönderen: TA3DN
moved
TAŞINDI: KG UV8D Telsizde sıkıntı

Başlatan TA3CY

0 Yanıt
1836 Gösterim
Son İleti 10 Şubat 2015, 23:36:04
Gönderen: TA3CY
xx
3.BÖLGEDE ÇEŞME BÖLGESİNDE AMATÖR VARMIDIR ?

Başlatan TB2DAT

5 Yanıt
2843 Gösterim
Son İleti 09 Mart 2015, 13:11:26
Gönderen: TA3AFG
xx
PMR'LER İÇİNDE RÖLE VARMIDIR AYRICA YASALMIDIR.

Başlatan TA1ISW

1 Yanıt
1451 Gösterim
Son İleti 11 Ağustos 2012, 11:09:06
Gönderen: TA5AOK
xx
Takılan Röle antenlerinin insan sağlığına zararı varmıdır...?

Başlatan anatolieagle35

5 Yanıt
6335 Gösterim
Son İleti 28 Temmuz 2011, 11:43:41
Gönderen: TA2ANS
 


Kullanıcıların aradığı sayfalar:

google