Bulamadınız mı? Google'da arat..

Gönderen Konu: AFET/ AFET HABERLEŞMESİ / HABERLEŞME AFETİ ÜZERİNE GÖRÜŞ  (Okunma sayısı 8684 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

TA1HZ

  • Avatar Yok
  • Ziyaretçi
Değerli Arkadaşlar,
Afetler, haberleşme ve radyo amatörlüğü hakkında hiçbir kurum-kuruluş-oluşum kaynaklı olmayan kişisel görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Önce tanımlardan başlamak istiyorum. 
Wikipedia ya göre Afet; insanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, insanın normal yaşantısını ve eylemlerini durduracak veya kesintiye uğratacak, imkânların yetersiz kaldığı, doğal veya insan kökenli olaylara verilen genel bir isimdir.
TAMSAT web sitesinden yaptığım alıntıya göre Afet Haberleşmesi “İnsan hayatının veya malının tehlikeye uğradığı zamanlarda yapılan ve diğer tüm görüşmelerden daha öncelikli bir haberleşmedir.”
Haberleşme Afeti karasal hatlar, GSM hatları ve diğer haberleşme olanaklarının çöktüğü ve kamunun hayati organlarının (İtfaiye-ambulans-emniyet) iletişiminin durduğu ya da ağır sekteye uğradığı; diğer problemlerin eşlik ettiği ya da etmediği afettir.
Bir afette toplumun her bireyi gibi radyo amatörleri de durumdan etkilenir, zarar görürler. Biraz genelleme olacak ama toplumun diğer kesimlerine göre yaşam tarzları-ellerindeki imkanlar-ekipmanlar ile radyo amatörleri afetler karşısında biraz daha hazırlıklı kişilerdir. Dolayısıyla bir afette ya daha az zarar gören ya da afet sonrası daha çabuk ayağa kalkan bir grubuz.
Afet haberleşmesi dendiğinde yapılan haberleşmeyi temel olarak 3 gruba ayırabiliriz. Ancak önce haberleşmede iletilecek bilgilerin içeriği ve kimin ne kadar bilgiyi nereye iletebileceği konusunda bir görüş birliğine varılması gerekmekte. Şahsi görüşüm bağlı çalışılacak afet yönetimi kurumu / kuruluşu / biriminin yetkilisinin onayladığı bilgilerin verilen adrese teslimi ile kısıtlı kalınması, her hangi bir kişisel yorum vb. nin katılmaması yolundadır. Bu konu tartışılabilecek, muhtelif görüşlere açık bir başlık!
A)   Olay yerinden yurt dışı ile yapılan haberleşme.  Bence mutlaka yerel en yüksek idari birimin bilgisi dahilinde ve akış-içerik kontrollü cereyan etmelidir. Teknik olanaklar açısından radyo amatörlerinin en kolay sağlayabileceği bir hizmet olmakla birlikte özellikle yabancı dil sorunu, yazılı metin geçilmesinde yaşanan / yaşanabilecek sorunlardan ötürü riski yüksektir.
B)   Olay yerinden Ankara ile yapılacak haberleşme.  Yerel afet birimlerinin merkezdeki ilgili birimleri ya da genel merkezleri ile yapılacak haberleşme. Şu an pek çok kamu kurum / kuruluşunun bu konuda yeterli alt yapıları mevcuttur. Radyo amatörleri yine de destek olabilirler.
C)   Olay yeri koordinasyon haberleşmesi. Her kurum / kuruluş / STK vb. kendi iç haberleşmesini bir şekilde sağlıyor ancak bütün bunların ortak toplandığı bir kanal / frekans ne yazık ki hala yaygın olarak kullanımda değil. Biz radyo amatörleri olarak burada ortak frekans kullanmamız (144-146 MHz VHF, 433.500/439.175-425 UHF) nedeniyle devreye girebiliyoruz. Ancak burada sıkıntı adam sayısında başlıyor. Klasik sivil savunma tatbikatlarında olduğu gibi 3-4 kişi ile operasyonu çevirme şansınız yok. Eğer 3-4 gün / 24 saat non-stop esasına dayalı çalışacaksanız her görev noktasına en az 2 operatör bulmanız lazım. Bu arada güzel Türkçemizde geçen EKİP’te sadece 1 (BİR) kişiden oluşmamakta. Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap!!!
En yakın zamanda yaşanan olay olması nedeniyle Van-Erciş Depremini örnek göstererek bir tablo çizmek istiyorum. İl bazında bir merkezimiz var: Valilik, buraya en az 3 kişi gerekir. 112 Acil komuta 2 kişi, Devlet Hastanesi 2 kişi, (konumu bilemiyorum - eğer 112 Acil komuta Devlet Hastanesi bahçesinde ise bu 4 kişi 2 kişide olabilir), itfaiye / belediye 2 kişi. Sahada enkaz başına 1 ya da 2 kişi vermen lazım. Yani 10 arama kurtarma ekibi çalışma yapıyorsa 10-20 kişi haberleşmeci olarak olmalı. 10 enkazla toplamımız etti mi 15 kişi (en az sayı bu). Gelelim Erciş’e. Kaymakamlık 2 kişi, Hastane 2 kişi, emniyet / jandarma 1 er kişi, eder 6 kişi. Enkaz başına gene 1 kişiden varsa 15 enkaz yine 15 kişi daha toplam 21 kişi. Daha köylere vs çıkacak keşif ekiplerine haberleşme desteğinden bahsetmiyorum. Şimdilik 36 kişi ihtiyacımız var. Bu 3-4 günlük çalışma için gerekecek ekip. Eğer çalışma uzayacaksa bunların en geç 1. hafta sonunda değiştirilmeleri gerekecek. Hem fiziksel hem ruhi yorulma sonrasında makine olsan hata yapmaya başlıyorsun zira.
Bu kadar adamı Van’da nereden buldun da değişim yapıyorsun dediğinizi duyuyor gibiyim. Çok doğru bir söz. Bu nedenle koordinasyon haberleşmesinin nasıl yapılması gerektiğini PROFESYONELLERE öğretmemiz gerektiğini düşünüyorum. Yoksa sahada daha çok sıkıntı yaşamaya devam edecekler.
Gelelim haberleşme afetine! Bence biz amatör telsizcilerin en kolay devreye gireceği / girmesi gereken durum. Eğer iyi hazırlanmış, teknik donanımı tam yapmışsak profesyonellerin yolda kaldığı durumda sol şeride geçebiliriz!! Ne zamana dek? Profesyonel sistemler devreye girip normal haberleşme sağlandığı ana dek.  Eğer 3G ile canlı yayına geçilmiş ise benim görüşüm RADYO AMATÖRÜNÜN ORADA YAPACAĞI ORTA - UZAK MESAFE HABERLEŞMESİ İŞİ KALMAMIŞTIR, koordinasyon haberleşmesi ve lokal destek olabilir. Hiçbir zaman olanaklarımızı / bilgi birikimimizi kullanmamız gerekmez dileğiyle hepinize sağlıklı mutlu bol DX li günler dilerim.
73 de TA1HZ

Linkback: http://www.radyoamatorleri.com/index.php?topic=2196.0
« Son Düzenleme: 16 Ağustos 2017, 14:04:13 Gönderen: TA3CY »

TB2NMR

  • Avatar Yok
  • Ziyaretçi
Ynt: Afet / Afet Haberleşmesi /Haberleşme Afeti üzerine görüş.
« Yanıtla #1 : 24 Kasım 2011, 00:17:54 »
Tevfik bey, konu açılmış iken ve özellikle de son cümlenize istinaden bir sorum olacak. Gelişen teknolojiden herkes gibi devlet kurumları da zaman içinde kendisine pay çıkaracaktır. Diyelim ki 3 yıl içerisinde bu konuya ciddi anlamda eğildiler ve sağlık, güvenlik, itfaiye, sahil güvenlik ile sivil savunma birimlerinin tümünde kullandığımız HF/VHF/UHF sistemleri dahil desteklendi. Zaten benzer sistemler halen daha bu kurum ve kuruluşlarda kullanılmakta. Hepsine de dedi ki X1 kanal birincil öncelikli, X2  kanal ikincil öncelikli, X3 adı verilen kanal da buluşma kanalı. Tüm birimler cihazlarının bu kanallarını şu şu frekanslara göre ayarlayacaklar diye de bir genelge yayınladı.

Bu durumda radyo amatörlerinin durumu ne olur? Hep bizimle birlikte anılan ve bizlerin de afet haberleşmesinde önemli olduğumuzu vurguladığımız bu konudaki haberleşme desteği ortadan kalkar ise yeni bir teknik geliştirmediğimiz sürece varlığımız da sorgulanır hale gelir mi?
Teşekkürler.

TA1HZ

  • Avatar Yok
  • Ziyaretçi
Ynt: Afet / Afet Haberleşmesi /Haberleşme Afeti üzerine görüş.
« Yanıtla #2 : 24 Kasım 2011, 00:46:28 »
Ruha Bey,
yoğun beyin cimnastiği gerektirecek bir konu açtınız. Ama size yanıtım önce çok kısa olacak, sonra cevabımı detaylandıracağım. EVET - Varlığımız sorgulanır; HAYIR - sorgulanamaz.
EVET zira eğer radyo amatörlüğünden anladığınız / anladığımız / bence daha da önemlisi anlattığımız SADECE ve SADECE Afet haberleşmesi ise ilgili kamu kurum kuruluşları ve STK lar iletişim sorunlarını çözüme kavuşturdukları an bu anlamda varlığımıza gerek kalmaz ve bu şekilde tanımlanan bir "radyo amatörlüğü" niyetine sadece fatiha okunabilir.
HAYIR zira afet haberleşmesi radyo amatörlüğü içinde sadece bir bölümdür. Hiçbir maddi menfaat gözetmeden sadece şahsi heves ve gayret ile telsiz tekniği alanınıda bilgi alışverişini sağlamak-Elektronik alanında araştırma yapmak "radyo amatörlüğü" tanımında ise varlığımız elektrik-elektronik-telsiz tekniği var olduğu sürece sorgulanamaz. Genel gelişim içinde bizde akan su ile birlikte hareket eder kendimize yeni yeni uğraşı alanları buluruz. 1900 lerin başında amatör radyoya tahsisli frekanslara bir bakın. Şimdi o frekansların pek çoğu ticari amaçlarla kullanılmakta, buna karşın yeni pek çok band ve mod bizlerin kullanımına-araştırma yapmasına açılmış durumda. Eğer amatör radyo sadece gemi-kara haberleşmesi olarak algılansaydı şu an INMARSAT vb sistemler devreye girdiğinde ortadan kalkmış olurduk.
Kişisel görüşüm, dediğiniz tablo ortaya çıktığında radyo amatörü değilde sadece afet haberleşmecisi olan arkadaşlarımız ya kendilerini oldukça boşlukta hissedecekler ya da bahse konu kurum-kuruluşların münhal haberleşmeci kadrolarına 657/4C gibi yasa ve maddelere istinaden atama yaptırmaya çalışacaklar  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap 
Benim kişisel hedefim 7 sene daha halen icra ettiğim mesleki aktivitelerimi sürdürüp eğer ölmez sağ kalırsam emekli olduktan sonra "full time radyo amatörü" olarak vaktimi-naktimi-becerimi bu konuda harcamak olacak.  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap
73 de TA1HZ

TB2NMR

  • Avatar Yok
  • Ziyaretçi
Ynt: Afet / Afet Haberleşmesi /Haberleşme Afeti üzerine görüş.
« Yanıtla #3 : 24 Kasım 2011, 01:10:39 »
"Hayır" ın karşılığı tabi ki devam edecek, ondan kuşkum yok. Bugün ben dahil yerine göre kargacık-burgacık tabir edebileceğimiz, ama büyük ama küçük o istasyon adını verdiğimiz odada hiç bir şey açık olmasa da oturmaktan huzur bulanlardanım.
Frekanslar konusu ise sadece bizimle bağlantılı olmadığı için sorun olmadan kullanılmaya devam edilecektir. Edecektir ancak bugüne kadar bunların ne kadarının kullanıldığını amatör sayısı ile karşılaştırdığımızda görebiliriz.

"Evet" konusu ise biraz karmaşık. Tamamen devreden çıkarma gibi bir yol izleneceğini sanmıyorum aslında. Yine de olması durumunda devamında büyük üzüntüleri de beraberinde getiren bu tür afetlerde, dün bizim yaptığımız bir şeyin  bugün sadece devlet kurum ve kuruluşlarınca kullanıldığını görmek ve belki de bu anlamda yasal olarak müdahale/yardımda bulunamayacak olmak insanın gözlerini buhulandırır. En azından içimizden "ama olmaz ki ben olsam şöyle yapardım.... off offf şunlara bak hiç orada öyle anten, böyle balun mu kullanılır" diye hayıflanırdık.

Madem başladık biraz daha irdelemek isterim. Şu mesajınızdaki bireylerin sayısı ve yeterlilik konusundan yola çıkarak protokoller konusuna da değinmek isterim.

Devlet kurumları ile zaman zaman amatör birlikler/gruplar/dernekler protokoller yapıyorlar. Protokol de bir sürü şey yazılıyor, yayınlananları okuyor veya haberimiz bile olmuyor. Buraya kadar tamam.

- Peki varsayalım ben evimde oturan ve hiç bir yere üye olmayan bir amatörüm. Telsizden acil bir çağrı aldığımda pılımı pırtımı toplasam kendi arabamla ilk olarak olay yerine gitsem diyelim ki o protokol imzalanan Kızılay ya da Sivil Savunma beni aralarına almayacak mı?
- Ben bir protokol listesinde yer almadığım için vicdanen ve insani amaçlı kalkıp geldiğim yerde cihazlarımı kullanmaya kim ket vuracak? Haberleşmemi kim engelleme cesareti gösterebilecek?
- Diyelim ki olay yerine o protokolde yer alan biri ilk olarak gitti. Çağrı yaptı ama sadece ben duydum. O zaman ben de cevap vermeyeyim mi?

- Eğer cevapları "hayır" ise

- Neden o zaman bu protokoller imzalanıyor, ne kadar uygulanabiliyor. Benim bildiğim kadarı ile protokol imzalanmayan kuruluş kalmadı.
- Kimi ne kadar bağlıyor?
- Bu protokol çerçevesinde veya bir kurumun düzenlediği tatbikatlar kimlerle sınırlı?
- Bir ilde bulunan kaç amatör telsizci bir afet durumunda nereye gideceğini, kiminle ilk olarak irtibat kuracağını, kiminle birlikte çalışacağını biliyor?

TA1HZ

  • Avatar Yok
  • Ziyaretçi
Ynt: Afet / Afet Haberleşmesi /Haberleşme Afeti üzerine görüş.
« Yanıtla #4 : 24 Kasım 2011, 02:04:48 »
Ruha Bey,
yazdıklarınızın neredeyse tamamının altına imzamı atarım.
Sorduğunuz sorulara yanıtım A)hukuken hayır aralarına girememeniz lazım. Vicdanen ve pratikte bal gibi girer becerinizi-ekipmanınızı kullanırsınız. B)Hayati bir durumda oluşabilecek kayıpların sorumluluğunu üzerine alabilecek güven, özveri ve tecrübeye sahip bir kişi ancak sizi engelleyebilir. O bedende bir kişiyi ben şahsen bu güne dek tanımadım. C) Bugüne dek okuduğum bazı yazılarda protokol dışı varlıklar UFO'larla eş değer olduğundan karşılaşıldığında başınızı başka tarafa çevirmenin genel sağlık açısından daha uygun olacağı  şeklinde görüş hakimdi. Dolayısıyla "literatüre" göre davranacaksak evet durum çok da ölümcül değil ise cevap vermemeli, muhatap olarak kabul etmemelisiniz.
Ben hukukçu değilim, dernek işleri ile de pek uğraşmadığımdan ötürü hukuki bilgimin çok engin olduğunu söyleyemem. Ancak hukukçu bazı dostlarımıza protokol metinlerini "off the record" sorduğumda bu metinlerde oldukça ciddi hukuki bağlayıcılıklar olduğu ve, affınıza sığınarak, oluşabilecek bir olumsuzlukta "okka altına gitme" riskinin olduğunu belirtmişlerdi. Tabii bu benim hukukçu dostlarımın yorumu. Bu konulara daha vakıf hukukçulardan da görüş alınmalı.
En son sorunuza oldukça eski bir zamanda (yanlış hatırlamıyorsam TRAC'ın websayfasında forum var iken) sorduğum bir soruyu hatırlatarak cevap vermek isterim. İstanbul'da bulunan Valilik AFet Yönetim Merkezi-AKOM ve TA1KA-TA1KB-TA2KK gibi amatörlükle ilgili yerleri içeren bir dizi yerrin koordinatlarını sormuş ve ödül vereceğimi söylemiştim. Gelen cevaplar pek iç açıcı değildi. Dolayısıyla "kervan yolda dizilir" özdeğişine istinaden acil müdahale planlaması yapıldığını hatırlatmak isterim.
73 de TA1HZ

TB2NMR

  • Avatar Yok
  • Ziyaretçi
Ynt: Afet / Afet Haberleşmesi /Haberleşme Afeti üzerine görüş.
« Yanıtla #5 : 24 Kasım 2011, 04:14:46 »
Tevfik bey amatör olmayan arkadaşlarımızın yanlış anlamaması için, bir çoğumuzun bildiği ve sizin de tebessümle ifade ettiğinizi bildiğim maddelere yine de cevap yazalım ki, doğru anlaşılalım.

Alıntı
B)Hayati bir durumda oluşabilecek kayıpların sorumluluğunu üzerine alabilecek güven, özveri ve tecrübeye sahip bir kişi ancak sizi engelleyebilir. O bedende bir kişiyi ben şahsen bu güne dek tanımadım.

Amatör olarak elbette konusunda uzman kişilerin uyarılarına dikkat etmek, her şeyden önce etiktir. Sonuçta yaralıya müdahale eden doktorun bulunduğu ortama "açılın ben de radyo amatörüyüm" diye girecek kişiler değiliz.

Alıntı
C) Bugüne dek okuduğum bazı yazılarda protokol dışı varlıklar UFO'larla eş değer olduğundan karşılaşıldığında başınızı başka tarafa çevirmenin genel sağlık açısından daha uygun olacağı  şeklinde görüş hakimdi. Dolayısıyla "literatüre" göre davranacaksak evet durum çok da ölümcül değil ise cevap vermemeli, muhatap olarak kabul etmemelisiniz.

Bilindiği gibi "UFO - Unidentified Flying Object yani Türkçesiyle "Tanımlanamayan Uçan Nesne" anlamındadır. Okumuş çocukların belki de yeteri kadar kendimizi tanıtamadığımızdan olsa gerek bizi "tanımlanamayan" olarak algılaması neyse de "uçmadığımıza" göre onların da biraz ayaklarının yere basması kafidir. Çağrı yapılmayabilir, dinlemede kalınabilir ancak çağrı yapılıyor ise cevap vermek yerinde olur.

Protokollar ile ilgili çalışmalar yapılırken daha dikkatli olunması gerek. Hukuki yaptırımı bir kenara sonuçta imza altına alınan bu akit ile taraflar yapacakları işler hakkında bir taahhütte bulunmaktadır. Bunların yerine getirilmemesi veya sonradan getirilememesi sadece imzaları bulunan iki kurum/kuruluşu değil, gıyabında tüm amatörleri de töhmet altında bırakabilir. Burada bizim bunu hukuki anlamda yorumlamamızdan ziyade, hazırlık aşamasında iken hukukçu görüşü alınarak ortaya konması daha uygun. Şimdiye kadar bu konuda ciddi anlamda problem yaşanmaması tüm işlerin yolunda gittiğinin bir göstergesi değil, tarafların yazılı konularda belirtilen usul ve esasların uygulanmadığı zamanlarda iyi niyetli davranışlarıdır. Her şeyden önce yapılan bir protokol ikili tarafları bağlar, tüm amatör camiasını bağlayıcı bir hükme imza atılamaz, sorumluluk paylaştırılamaz. Ancak tarafların birinin üyeleri için aynı şey söz konusu olmayacaktır. Bu nedenle maddeler iyi irdelenmeli.

Bir kaç örnek vermek gerekir ise, aşağıdaki protokolü kimin imzaladığının bir önemi yok. Sadece üzerinde fikirlerimi belirtmek için alıntı yaptım.

"...konuyla ilgili hizmetleri imkanları dahilinde yapacaktır" gibi bir ifade ucu açık bir ifadedir. Taraf, talep geldiğinde "imkanı olmadığını" belirten keyfiyette olmamalıdır.

"...olağan ve olağan dışı haberleşmeye ilişkin ve sağlık haberleşme alt yapısının oluşturulması ve diğer teknik konularda Bakanlığına danışmanlık hizmeti verecek" Hadi bizim taraf neyse bu işi gönüllü olarak yapıyor da karşı taraf bu tür bir maddeyi nasıl kabullenebiliyor anlamak zor. Aynı şekilde olağan dışı haberleşmeyi afet haberleşmesi kapsamında kabul edilebilse de, bir kurum ile ilgili olağan haberleşmeye destek vermek garip. Bildiğim kadarı ile hiç bir bakanlık haberleşme alt ve üst yapısını radyo amatörlerine sormadı. Kaldı ki diğer bakanlıklarda bu konuda gerek yurt içi ve gerekse yurt dışında haberleşme konusunda bir çok uzman alt yapı desteği mevcut.

Cümlede geçen "alt yapı" konusunun tam anlaşılmadığını sanıyorum. Bir kurum var ise alt yapısı üzerinde vardır. Haberleşme yapısı da bunlardan sadece biridir. Hiç bir amatöre sormadan ve danışmadan ihaleye çıkar, parasını yatırıp her aracınıza her binanıza, aracınıza gerektiği kadar HF/UHF/VHF cihaz alıp, personelini de firmadan çağırdığınız uzman kişilerce verilecek eğitimden geçirdiğinizde zaten bunu tamamlarsınız. Haberleşme alt yapısı dediğiniz zaman bunun içine sadece telsiz haberleşmesi değil, analog/dijital ses iletişimi, sayısal IP teknolojileri, hibrit veya  IP santral çözümleri, kablolu/kablosuz İnternet sistemleri de dahildir. Bu nedenle imza atan taraf tüm bunları biliyor olması gerek. Ben karşı taraf olsam bu protokole istinaden bozulan İnternet modemimi dahi yaptırırım. Maddede yer almış kim itiraz edebilir? Bakanlığa danışmanlık yapmak konusuna gelince. Bilgiyi ve kişiyi asla küçümsemem, saygı duyarım ama buna istemeyerek de olsa gülümsedim ve yukarıdaki UFO örneğinin "uçan" kelimesi aklıma geldi.

Aynı konuda cımbızlanabilecek bir diğer kelime yapısı ise "diğer teknik konularda" kısmı. Diyaliz makinesinin sensör ve elektronik valflerinin değişimi ve bakımı da buna dahil mi? Elbette değildir. Diğer, öteki görevler, ....tarafından verilecek diğer görevler gibi ucu açık tanımlamalardan uzak durulup, tam ve net olarak ne yapılacağı belirtilmelidir.

Diğer yandan protokol karşılıklı akittir ancak bir yetki belgesi değildir. Bir bakanlık emir verir emrindeki herkesi göreve gönderir. Kişiler buna bir anlamda mecburdurlar çünkü o işi yapmakta ve o kurumun memuru olarak hizmettedirler. "Ben gitmiyorum, ben  yapmıyorum" deme hakları yoktur.

- Peki "X" dernek bölgeye gönderdiği üyelerine orada şu kadar süre kalmasını emredebilir mi? Hayır.

- İhtiyaç hasıl olduğunda tüm üyelerine ben sizin adınıza protokol imzaladım hadi herkes uzaktaki deprem bölgesine diyebilir mi? Hayır.

- Amatörlerden bir ya da bir kaçı "ben gitmiyorum" derse ne olur? Cezası karşılığı hemen ortak görevlere uymama maddesine istinaden üyelik sonlandırma mı? Sonuçta gitmediği için yine protokolde verilmiş sözler her halukarda gerçekleşmeyecektir.

Son olarak size şunu sormak istiyorum (tecrübeli olmanıza istinaden). Kaç acil durum veya afette radyo amatörlerinden doğrudan yardım istendi? İstendi mi, yoksa biz mi bunu talep ettik de öyle mi çağrıldık?

TA1HZ

  • Avatar Yok
  • Ziyaretçi
Ynt: Afet / Afet Haberleşmesi /Haberleşme Afeti üzerine görüş.
« Yanıtla #6 : 25 Kasım 2011, 19:19:59 »
Değerli Ruha Bey kardeşim (1968 model ve 1988 ehliyetli bir amatör olarak sizden yaşça büyük olduğumu tahmin ediyorum),
bugüne değin yazılı olarak hiç bir kamu kurum ya da kuruluşundan bir afet /acil durum ile ilgili çağrı alındığını ben bilmiyorum. Belki yazılı talep ilgili dernek merkez/genel merkez/ yöenticilerine gelmiş ve paylaşılmamış olabilir. Ya da mail trafiğinde bilgisayar çöktüğünde kaybolmuşta olabilir. Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap  O yüzden %100 kesin olarak almayın.
Sözlü talepler bu konu ile ilgili çalışan amatör arkadaşlarımıza iletilmiş ya da o esnada bağlantı kuran radyo amatörü arkadaşlara ilgili kurumlardaki görevli arkadaş/yetkili kişilerce "sizde gelin" denilmiştir. Bu konuda oranı kişisel tecrübelerime istinaden %20 talep-%80 arz olarak söyleyebilirim.
Bu camia zaten dar olduğu için millet bir birini biliyor ve bir şekilde bağlantı kuruyor. Ama genel olarak Türk toplumunda ne yazık ki yazılı kültür olayı biraz zayıf. Sözel kapasitemizin ne kadar yüksek olduğu her alanda ortada iken yazılı eser/belgeleme konusunda biraz Somalililer gibi zayıfız.  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor. Üye Ol ya da Giriş Yap
73 de TA1HZ

TB2NMR

  • Avatar Yok
  • Ziyaretçi
Ynt: Afet / Afet Haberleşmesi /Haberleşme Afeti üzerine görüş.
« Yanıtla #7 : 26 Kasım 2011, 01:16:31 »
Evet Tevfik bey üç yaş büyüğümsünüz.

Bu konular üzerinde (prosedürler, işlem aşamaları vb.) çok fazla bir araştırma imkanım olmamakla birlikte sadece konunun teknik boyutu ile daha çok ilgilendim, Dünyada var olan bilinen ve ileri haberleşme tekniklerini inceledim. Kısa vadede düzeltilemeyecek ve bireysel çalışmalar dışında gelişen şeyler sadece tartışmaktan ibaret olacağı için bu konuyu fazla irdelemeyeceğim. Eminim şuradaki bir kaç mesaj bile bir çok kişiyi rahatsız etmiştir. O nedenle onca işim gücüm arasında mızmızlanmalarla uğraşamam. Neyin ne kadar yapıldığı herkes tarafından izlenmekte.

Demek istediğim bu konu önemli ve üzerinde durulması gereken, sadece HF ya da VHF anlamında değil olabilen her türlü haberleşme teknolojisinin geliştirilip var olanlarının kullanılıp destek olunması gereken bir durum. En azından şu yapılabilir diye düşünüyorum. Topluca amatör kitleyi harekete geçirip bir çizgi üzerinde yürümek zor, en azından görünen durum bu şekilde. Ancak bu konuda eğitici videolar hazırlanıp yayına verilir. Okumayı pek sevmediğimiz için görsel hafıza teknikleri kullanılarak bu çalışmalar kısa görüntülerle öğretilebilir. Kişiler bu videoları izler, bilgilenir, bireysel olarak nasıl ve ne şekilde davranması gerektiğini daha iyi kavrar. Beklenmeyen bir durum olduğunda da bir yere odaklı olsun ya da olmasın üzerine düşen vazifeyi yapar. Bireysel çalışmalar toplu çalışmalardan ve planlamalar kadar önemli. Örneğin afet planlamalarında kimin kime gideceği listelenir. Der ki şuradaki itfaiye bu afette şurada, şu sivil savunma birimi şurada, bu askeri birim orada görev yapacak denir. Ancak gecenin saat 03.00'nda meydana gelen bir olayda hele ki büyük şehirlerde ve o karmaşada bırakın müdahale etmeyi bu kişilerin evlerinden gelip gelemeyecekleri bile problemdir. Sadece nöbetçi itfaiyecilerin kurtulup, Allah korusun tüm çalışanlarını kaybettiği bir ortama hazır mıyız, hasteneler ortada yokken sahra hastanelerinin durumu vs. her bir ayrı ayrı örneklenebilir. Askeri güç planlı ve kararlı yapısı ile belki de en kolay organize olacak, insan ve malzeme gücü ile destekleyebilecek en önemli kurumların başındadır. Ama Gölcük depreminde o yıkıcı güç onları da es geçmedi. En büyük darbeyi alanlardan olan denizciler normalde o şehre ilk koşacak olan kişilerdi.

Oradaydım, 4,5 saat fark ile o şehirden ayrıldım ancak sonrasında yaşananların tümünün içindeydim. Sayfalar dolusu planların, tatbikatların hiç bir işe yaramadığını, olayı yaşayanların bu planları uyguılamayı bırakın sağlıklı düşünecek durumda olmadıklarını gördüm. Doğal afetlerin en büyü özelliği beklenmedik yer ve zamanda ve önceki ile birebir özellikte olmamasından kaynaklıdır. Bir depremde "x" yolunu kullanmış iseniz planı ona göre yapmışsanız yarınki bir depremde o ve tali yolunuz da kullanılamaz hale gelmiş ise herşey birbirine girer." Ama bireyler en azından bulundukları ortamda başlı başına birer haberleşme istasyonu görevi görebilir. Kendisinin ve ailesinin can emiyetini sağladıktan sonra ilgili kurum ve kuruluşlarla iletişime geçerek gerekli desteği de verebilir. Ama nedense kişi odaklı eğitim pek tercih edilen yöntem değil.

Biliyorum bunu yapsak bile çok az kişi ilgilenir. Mutlaka ya kötü bir örneğe yakınen şahit olmalı ya da bizzat yaşamalıyız. Herkes acil ve ihtiyaç olduğunda kalp ve solunum masajı yapılacağını bilir Ama şurada bile bir kalp solunum masajını sorsak bin değişik cevap gelecektir. Ama kişi gözlerinin önünde çırpınan çocuğunu sırf bir kaç dakika ayırarak öğrenebileceği bu konuyu bilmediği için kaybetmiş ise ömür boyu bunun derin izlerini yaşayacaktır.

Mesajımı "afetsiz günler" dilekleri ile bitirmeyi çok isterdim, ancak afaki bir cümle olurdu. Bu, her an ama mutlaka gerçekleşebilecek bir doğa olayı olduğu için, en iyisi "hazırlıklı ve duyarlı olmak dileklerimle" diye bitirmek daha doğru olur.

Çevrimdışı TA2AKI

  • Amatör Telsizci
  • Sitenin Sahibi
  • *
    • Bu Mesajı : 0
  • İleti: 3
  • Radyo Amatorleri
  • İsim Soyisim: Fatma Nur Akı
Ynt: Afet / Afet Haberleşmesi /Haberleşme Afeti üzerine görüş.
« Yanıtla #8 : 11 Ağustos 2017, 11:56:31 »
Merhaba,

Radyo amatörleri olarak afet durumunda hangi özellikte cihaza sahip olanlar, neler yapabilir, bu konuda özet bir bilgi verir misiniz?
Forumda uzun uzun yazılan birçok konuyu da okudum, ancak konular çok dallanıp budaklanmış. İnternette de birçok yazı var. Ancak terim ve kısaltmalara aşina olmayan, yeni başlayanlar için çok kısa ve net olarak, minimum şu özellikte bir telsiziniz var ise, şu frekanslardan şu şekilde haberleşme yapabilirsiniz gibi bilgi paylaşımı yapılabilir mi?
Maket ev yapmak gibi bireysel, kimseyi ilgilendirmeyecek hobiler olduğu gibi, radyo amatörlüğü gibi sosyal sorumluluk da gerektiren ve diğer bireyleri de ilgilendiren hobiler de var. Ben sosyal sorumluluğumu yerine getirmek ümidi ile radyo amatörü oldum ancak pasif dinleme yapmaktan öte birşey henüz yapmadım. Bir afet durumunda ne oluyor, kimler kimlerle haberleşiyor?
Bazı tartışmalardaki bu bizim hobimiz biz karışmayız kısmına katılmıyorum. Afet durumunda yanlış haber paylaşımı da kesinlikle yapılmamalıdır. Ancak Afet olmadan önce nasıl bir iletişim ağı var, bunun neresinde yer alabilirim öğrenmek istiyorum.

Teşekkür ederim.
73

Çevrimdışı TA3DP

  • Mevzuat Uzmanı
  • Sistem Yöneticisi
  • Sitenin Sahibi
  • *
    • Bu Mesajı : 47
  • İleti: 198
  • ta3dp@hotmail.com
  • İsim Soyisim: Ramazan KURTÇU
Ynt: Afet / Afet Haberleşmesi /Haberleşme Afeti üzerine görüş.
« Yanıtla #9 : 15 Ağustos 2017, 12:43:42 »
    Sayın Fatma Nur AKI Hanım (TA2AKI) ve Amatör Telsizciler, Site Sahipleri,

     Birinci olarak 17/6/2009 tarihli ve 27261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe giren 29/5/2009 tarihli ve 5902 sayılı Afet ve Acl Durum Yinetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun hükümleri ve Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulu kararıyla birlikte, Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü (TAY), Afet İşleri Genel Müdürlüğü ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatı kaldırılmış, Sivil Savunma Kolejinin adı, Afet ve Acil Durum Eğitim Merkezi olarak değiştirilmiştir.
     Tam adıyla merkez T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı,
     İllerde de İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü
     Adı altında kuruluşlarını tamamlamışlardır.
     Bölgesel olarak görev yapan onbir İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün ayrıca ve tam teşkilatlı Arama Kurtarma Şube Müdürlüğü mevcuttur.

     Bu yapılanma ile T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ve Valilik İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri her türlü doğal afetler, iltica ve nüfus hareketleri, büyük trafik kazaları, kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer madde kazaları veya olayları ile ilgili arama, kurtarma,  acil sağlık ve diğer acil müdahale vb. ile birlikte elektronik haberleşme alanında da personel, cihaz ve ekipman ihtiyaçlarını tamamlamışlardır.
     Türkiye dahilinde kesintisiz HF, her türlü hava ve zaman şartlarında, arazi ve kent alanlarında VHF ve UHF bandlarındaki frekanslarda elektronik haberleşme kabiliyetleri geliştirilmiştir. Bildiğim kadarıyla, Sayısal Eş Zamanlı Geniş Alan Role Sistemine geçiş ile ilgili sunumlar alınmış olup araştırma ve değerlendirme çalışmaları yapılmaktadır. Diğer taraftan elektronik ağ ve uydu haberleşmeleri de yapılmaktadır.

     Dolayısıyla Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ve Valilik İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri kurulmadan önceki elektronik haberleşme yetersizlikleri ortadan kalkmıştır. Ancak kirliliğe yol açmamak kaydıyla elektronik haberleşmenin alternatifleri ve artıları her zaman yararlıdır.

     Diğer taraftan 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun hükümleri ile Afetlere İlişkin Acil Yardım Teşkilatı ve Planlama Esaslarına Dair Yönetmelik usul ve esaslarına göre tüm il ve bazı ilçelerimizde kamu kurum ve kuruluşları ile gerekli görülen STK ile Haberleşme Grubu da dahil oluşturulan gruplarla uygulanabilir afat ve acil eylem planlamaları ve tatbikatları yapılmaktadır.

     İkinci olarak, Tevfik Aydın KAZANCIOĞLU (TA1HZ) Bey ve Ruha USLU (TB2NMR/TA2IRU) Bey konuyu işlemişlerdir.
     Elbette Türkiye ve Dünya’da olmasını istemediğimiz afetlerin elektronik haberleşmesi için paylaşılacak yeni usul ve teknikler, görüşler, bilgiler, tecrübeler vb. vardır.

     Üçüncü olarak, sayın Fatma Nur AKI Hanım’ın (TA2AKI) yazısından anladığım kadarıyla, amatör telsizcilik konusunda ulaşılması gereken hedefler mevcuttur. Bu konudaki sosyal sorumluluğun yerine getirilebilmesi için amatör telsizciliğin (bireysel sorumluluğun) bilgili, becerili ve kültürlü bir şekilde icra edilmesinden geçtiği kanısındayım.

     Amatör telsizcilik konularında belirli bir mesafe alınması ya da hedeflere varılması halinde ancak afet haberleşmesine girilmesi konusunun değerlendirilmesinin daha uygun olacağı düşüncesindeyim.

    Selamlar...
« Son Düzenleme: 15 Ağustos 2017, 12:47:51 Gönderen: TA3DP »
İLGİ BİLGİ, KÜLTÜRLÜ BİLGİ GÜÇTÜR. KN30fd / KN30ii

Çevrimiçi TA3DN

  • Sistem Yöneticisi
  • Sitenin Sahibi
  • *
    • Bu Mesajı : 46
  • İleti: 1438
  • İsim Soyisim: Bülent Yalçın
Ynt: Afet / Afet Haberleşmesi /Haberleşme Afeti üzerine görüş.
« Yanıtla #10 : 15 Ağustos 2017, 13:41:28 »
Değerli arkadaşlar.

Hayatta en değerli şey insan canıdır. Dolayısı ile can emniyeti ve can kurtarmak için yapılacak her türlü faaliyet kesinlikle olması gerekli ve öğrenilmesi gerekli konulardır..

Ancak: Bilinçsiz yapılan ilkyardım hastayı-yaralıyı kurtarmaz:ÖLDÜRÜR.Herhangi bir afet yada acil durumda yapılacak bilinçsiz ve kargaşaya dayalı bir telsiz haberleşmeside faydadan çok kaos ve zarar getirir.
 
Sayın TA3DP hocamında yazdığı gibi öncelikle sahip olduğumuz HOBİMİZİN alt yapısını ve gereklerini öğrenmeli ve çalışmalıyız..Maalesef ülkemizde amatör telsizcilerin hemen hemen tamamına yakını daha eline cihazı alır almaz afet haberleşmecisi kesiliyor. Dahada vahimi AFAD, 112 ve diğer resmi kurum frekanslarına girme ve konuşma yetkisini kendisinde görüyor. Geçtiğimiz yıllar içinde yaşadığımız birkaç deprem ve sel afetinde bunun örneklerini canlı canlı yaşadık..

AFAD ve diğer kurumların haberleşmeye destek amacıyla amatör telsiz dernekleri ile yaptıkları protokoller mevcuttur ve olması gereklidir. Bu protokollere göre herhangi bir olası olayda ;eğer kurum haberleşme konusunda aksaklık duyarsa yada yetersiz kalırsa protokol çerçevesinde bu derneklerden haberleşme desteği ister. Dernekte de bu isteğe haberleşme konusunda eğitimli ve konuşma usüllerine hakim olan görevlendirilmiş kişiler vasıtasıyla cevap vermelidir. HER AMATÖR TELSİZCİ AFET HABERLEŞMECİSİ DEĞİLDİR.. Amatör telsizcilik dünyadaki en yaygın olan HOBİLERİN başında gelir. Bu hobimizin gerektiğinde insani amaçlarla kullanılması elbette gereklidir ama belirlenen kurallar çerçevesinde...Yoksa frekanslarda hiç kimse bir şey anlamadan konuşur durur.

Ramazan hocamında yazısında belirttiği gibi kurumlar artık her modda tüm ülke bazında haberleşme sağlayacak imkanlarla donatılmıştır.Biz öncelikle kendi hobimiz konusunda kendimizi eğitip geliştirelim. Daha anten boyu hesaplamayı cidden bilmeyen ve fonotik alfabeyi kullanamayan  "A" sınıfı çok amatör var çevremizde.. 

Sağlıklı günler dilerim. 73...

Çevrimdışı TA2VW

  • Sitenin Babası
  • Sitenin Sahibi
  • *
    • Bu Mesajı : 56
  • İleti: 978
  • Hayati YAZDIRAN KM69KW ANKARA
  • İsim Soyisim: Hayati YAZDIRAN
Ynt: AFET/ AFET HABERLEŞMESİ / HABERLEŞME AFETİ ÜZERİNE GÖRÜŞ
« Yanıtla #11 : 04 Haziran 2018, 01:53:47 »
kullanmakta olduğumuz cihazın bütün özelliklerini bilmek durumundayız eğer roleye ulaşamıyorsak revers  denilen olayı mutlaka öğrenmeli  bunu cihaza yazmalıyız.zaman zamanda bu özelliği kullanmalıyız acil durumlarda bu özellik çok faydalı olacaktır.herkes mutlaka bunu öğrenmeli.bir diğer husus yedek batarya temin etmenin şart olduğudur. bataryası olmayan telsiz hiç bir işe yaramaz. kritik durumda bitmiş batarya hiç bir işe yaramayacaktır.bir başka husus el cihazının daha iyi duyması ve gönderme yapması için portatif yagi anten ve cihaza uyumlu konnektörlerden temin etmeli elimizin altında hazır bekletilmelidir.batarya yetersiz kalıyorsa cihazın çalışma voltajı her ne ise ona göre akü temin etmeli bize sadece uçları bağlamak kalmalıdır. bunlar önemli konulardır enerjisi olmayan hiç bir aparat işimizi görmez konuya bu taraftanda bakmak gerekir. acil durumda haberleşme en önemli konudur iş olsun diye telsiz taşınmaz bütün gereksinimleri hazır bekletilmelidir ancak o zaman faydalı olabiliriz. mümkün mertebe frekanslar boş bırakılmalı gereksiz görüşmeler olmamalıdır.
« Son Düzenleme: 04 Haziran 2018, 02:07:35 Gönderen: TA2VW »


Paylaş facebook Paylaş linkedin Paylaş reddit Paylaş twitter

clip
ULUSAL AFET HABERLEŞMESİ İLE İLGİLİ BİR DOKÜMAN

Başlatan TA2VW

3 Yanıt
1546 Gösterim
Son İleti 04 Kasım 2013, 01:59:52
Gönderen: TA2VW
xx
İNEGÖL AMATÖR AFET VE ACİL HABERLEŞME İSTASYONU

Başlatan TA3DN

5 Yanıt
4858 Gösterim
Son İleti 09 Ekim 2010, 18:16:38
Gönderen: TA3AHS
xx
AFET KANALLARI

Başlatan TB4BRL

1 Yanıt
1967 Gösterim
Son İleti 01 Ekim 2012, 11:17:48
Gönderen: TA2ABD
thumbup
AFET 11 SEMPOZYUMU

Başlatan TA2UI

1 Yanıt
2558 Gösterim
Son İleti 18 Aralık 2011, 02:53:14
Gönderen: nihatoran
xx
AMATÖR TELSİZCİMİYİZ,AFET HABERCİSİMİ...

Başlatan TA3CY

29 Yanıt
9094 Gösterim
Son İleti 31 Ekim 2011, 11:01:54
Gönderen: TA0U